Bronşiyal arter embolizasyonu, hemoptizi (kan tükürme) tedavisinde kullanılan etkili ve minimal invaziv bir girişimsel radyoloji yöntemidir. Bu işlemde, bronşiyal arterler içerisindeki patolojik damarlar embolizan materyallerle tıkanarak aktif kanama kontrol altına alınır ve yeniden kanama riski azaltılır.
Endikasyonlar arasında tüberküloz, bronşiektazi, akciğer tümörleri ve kronik inflamatuvar akciğer hastalıklarına bağlı hemoptiziler yer alır. Yöntem, cerrahiye göre daha düşük komplikasyon oranına sahip olup akut kanamalarda yaşam kurtarıcı bir seçenek olarak uygulanır. Uygun olgular detaylı anjiyografik inceleme ile belirlenir.
İşlem sırasında dijital subtraksiyon anjiyografi kullanılarak bronşiyal arterler görüntülenir, anormal vasküler dallar tanımlanır ve mikrokateter aracılığıyla embolizan ajanlar (partikül, koil veya yapışkan polimer) enjekte edilir. Hedef, kan akımını selektif biçimde durdurarak sağlıklı dokuların perfüzyonunu korumaktır.
Bronşiyal arter embolizasyonu sonrası hastalar yakın hemodinamik takip altına alınır. İşlem genellikle hızlı iyileşme sağlar, kanamanın tekrar etme oranını azaltır ve mortaliteyi düşürür. Deneyimli girişimsel radyoloji ekiplerince uygulandığında güvenli, etkili ve tekrarlanabilir bir tedavi yöntemi olarak kabul edilir.
| Tanım | – Bronşiyal arterlerden kaynaklanan şiddetli kanamaların (hemoptizi) durdurulması için uygulanan minimal invaziv bir prosedürdür. Arterin embolizasyon malzemeleriyle tıkanması sağlanır. |
| Endikasyonlar | – Şiddetli veya tekrarlayan hemoptizi (kan tükürme)
– Bronşiektazi – Akciğer enfeksiyonları (örn. tüberküloz, aspergilloz) – Akciğer kanseri – Pulmoner arter fistülleri – İdiopatik (bilinmeyen nedenli) hemoptizi |
| Prosedür | – Lokal anestezi altında genellikle kasık bölgesinden bir kateter yerleştirilir.
– Kateter floroskopi rehberliğinde bronşiyal arterlere ilerletilir. – Kontrast madde kullanılarak hedef arterler görüntülenir. – Kanamaya neden olan arter embolizasyon ajanları (örn. mikropartiküller, yapıştırıcılar, koil) ile tıkanır. |
| Avantajlar | – Minimal invaziv bir yöntemdir.
– Genel anestezi gerektirmez. – Hızlı iyileşme sağlar. – Akut kanamanın etkin kontrolünü sağlar. |
| Riskler ve Komplikasyonlar | – Göğüs ağrısı
– Ateş (geçici postembolizasyon sendromu) – Bronşiyal iskemi veya nekroz (nadir) – Yanlışlıkla sağlıklı damarların embolizasyonu – Nadir olarak parapleji (omuriliğin etkilenmesi) |
| Başarı Oranı | – İlk uygulamada genellikle %85-90 oranında başarı sağlanır.
– Tekrarlayan hemoptizi durumlarında ikinci bir embolizasyon gerekebilir. |
| Hazırlık | – Hasta işlem öncesinde kan sulandırıcı ilaçlarını doktor kontrolünde bırakabilir.
– Prosedür öncesi açlık gerekebilir. – Tıbbi geçmiş, kullanılan ilaçlar ve alerjiler doktorla paylaşılmalıdır. |
| İşlem Süresi | – Genellikle 0.5-1 saat sürer. |
| İyileşme Süreci | – İşlem sonrası hasta genellikle birkaç saat gözlem altında tutulur.
– Normal aktivitelere birkaç gün içinde dönülebilir. |
Prof. Dr. Özgür KILIÇKESMEZ
Girişimsel Radyoloji / Girişimsel Nöroradyoloji
Bronşiyal Arter Embolizasyonu (BAE) Nedir?
Bronşiyal arter embolizasyonu (BAE), akciğerlerden kaynaklanan kanamaları (hemoptizi) durdurmak için uygulanan, girişimsel radyoloji alanına ait bir tedavi yöntemidir. Kabaca, akciğerde kanama yapan damarların özel maddelerle tıkanarak kanamanın kontrol altına alınması şeklinde tarif edilebilir.
Neden “bronşiyal” arter?
Akciğerlerimiz sadece “pulmoner” (akciğer ile ilgili) damarlardan değil, aynı zamanda “bronşiyal” adı verilen ve doğrudan ana atardamardan (aort) dallanan damarlardan da kanlanır. Çoğu zaman ciddi kanamalara sebep olan damarlar bu bronşiyal arterlerdir. Bu nedenle kanamayı engellemek için doğrudan bu damarların devre dışı bırakılması gerekir.
Embolizasyon nedir?
Embolizasyon, kanayan damarın içinden akışı sonlandırmak amacıyla “tıkaç” görevi görecek maddelerle kapatılması demektir. Bu tıkaçlar, örneğin ufak partiküller (küçük tanecikler), yapıştırıcılar, hatta minik metal spiraller (koiller) olabilir.
BAE’yi, eve giren suyu kesmek için muslukları kapatmaya benzetmek mümkündür. Eğer evin bir odasında patlak bir musluk varsa, boru içinden akış devam ettikçe su basacaktır. Oda içerisindeki hasarı azaltmanın yolu, musluğa ulaşarak su akışını kesmektir. Bronşiyal arter embolizasyonu da aynı mantıkla, “patlak” damarlara ulaşarak kan akışını durdurur.
BAE, çoğunlukla ciddi veya sık tekrarlayan akciğer kanamalarının kontrolü için tercih edilen bir yöntemdir. Hızlı müdahale ve yüksek başarı oranı nedeniyle birçok hastada “hayat kurtarıcı” rol oynar.
Bronşiyal Arter Embolizasyonu Hangi Durumlarda Önerilir?
Bazen kişiler, öksürükle gelen birkaç damla kandan korkuya kapılabilir. Ancak BAE genellikle fazla miktardaki (örneğin 24 saatte 200-300 mL’nin üzerinde) veya tekrarlayan akciğer kanamalarında uygulanır. Elbette, hekimler her hastayı değerlendirirken altta yatan nedenleri de göz önünde bulundurur.
Hayatı Tehdit Eden Hemoptizi (Masif Kanama)
Masif hemoptizi olarak da adlandırılan bu durum kısa süre içerisinde yüksek miktarda kanama olmasıdır. Kişi nefes almada güçlük çekebilir, hatta boğulma riskiyle karşı karşıya kalabilir. Bu tip vakalarda zaman çok kritiktir. Bronşiyal arter embolizasyonu, kanamayı hızlıca kontrol altına alma konusunda etkili bir yöntemdir.
Sık Tekrarlayan Kanamalar
Haftada birkaç kez, her seferinde belirgin miktarlarda kan geliyorsa bu durum kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde bozar. Ayrıca altta yatan hastalık ilerledikçe kanamaların şiddetlenme ihtimali vardır. BAE sayesinde bu tekrarlayan kanamalar büyük oranda durdurulabilir.
Kronik Hemoptizi
Bazı hastalarda, günden güne artan veya uzun zamandır süren düşük-orta şiddette kanamalar görülebilir. Tıbbi tedavilere rağmen kanama durdurulamıyorsa BAE bir çözüm yolu sunar.
Bronşektazi, Tüberküloz, Aspergilloz Gibi Hastalıklar
Bronşektazi: Bronşların sürekli genişlemesi ve iltihaplanmasıyla seyreden bu kronik hastalıkta, kanama sık rastlanan bir yakınmadır.
Tüberküloz (Verem) Geçirmiş veya Hâlâ Tedavi Gören Hastalar: Doku tahribatı ve damar anormallikleri sebebiyle kanamalar oluşabilir.
Aspergilloz: Mantar kaynaklı bu enfeksiyon, akciğerlerde kaviteler (boşluklar) oluşturarak damarlarda harabiyete yol açabilir.
Bu gibi durumlarda, BAE ile kanamayı sağlayan anormal damarlar tıkanabilir.
Akciğer Kanserine Bağlı Kanamalar
Kanser odaklı kanamalar bazen yalnızca cerrahi müdahaleyle durdurulamayacak kadar karmaşık olabilir. Kimi zaman da hasta cerrahiye uygun olmayabilir. Bu durumda BAE, palliatif (destekleyici) veya bazen kesin tedaviye yardımcı bir yaklaşım olarak kullanılır.
Kısacası bronşiyal arter embolizasyonu, hem hayatı tehdit eden akut durumlar hem de kişiyi uzun dönemde yıpratan kronik ya da tekrarlayan kanamalarda etkili bir seçenek olarak öne çıkar.
Bronşiyal Arter Embolizasyonu Nasıl Gerçekleştirilir?
Bu işlemin isminden de anlaşılacağı gibi, girişimsel radyoloji uzmanları tarafından uygulanır ve anjiyo (anjiyografi) adı verilen özel görüntüleme tekniği kullanılır. İşlem genellikle aşağıdaki adımlardan geçer:
Hazırlık Aşaması
Görüntüleme: İlk adım, akciğerlerin ve damar yapısının detaylı incelenmesidir. Bunun için çoğu zaman bilgisayarlı tomografi (BT) çekilir. Bu tetkik, kanamanın kaynağı hakkında bilgi sağlar.
Genel Sağlık Kontrolleri: Kişinin kan değerleri, pıhtılaşma faktörleri ve diğer sistemik durumları (örneğin kalp-damar sağlığı) değerlendirilir.
Bilgilendirme ve Onam: İşlemin nasıl yapılacağı, olası riskleri ve faydaları hastaya anlatılır. Yazılı onam alınır.
Damar Girişimi
Anjiyo Odası: Özel bir röntgen cihazının bulunduğu, görüntüleme ve girişimin bir arada yapıldığı alanda işlem gerçekleştirilir.
Kateterle İlerleme: Genellikle kasık (femoral) veya bilek (radial) atardamarından ince ve esnek bir tüp (kateter) ilerletilerek aorta (vücudun en büyük atardamarı) ulaşılır.
Seçici Kateterizasyon: Bu aşamada, hedef bölgede bulunan bronşiyal arterlerin ağzına kadar kateter yönlendirilir. Tıpkı labirent içinde hedef kapıya ulaşmaya benzer: Doğru yolu bulmak için özel kavisli kateterler kullanılır.
Anjiyografik Değerlendirme
Kontrast Madde Verilmesi: Özel bir kontrast (boya) enjekte edildiğinde, damar yapısı ekranda görünür hale gelir. Bu sayede, kanama odağı veya damar anomalileri (genişlemeler, sızıntılar, tümöre bağlı anormallikler vb.) tespit edilir.
Kanayan Damara Odaklanma: Anjiyografik görüntülerde eğer “tortuosite” (kıvrımlı yapı), “hipervaskülarite” (aşırı damarlanma), “ekstravazasyon” (damardan dışarı sızıntı) veya “anevrizma” (balonlaşma) görülürse, hekim bu bölgeyi hedefler.
Embolizasyon (Tıkama) İşlemi
Mikrokateter Kullanımı: Kanamayı gerçekleştiren damara tam olarak ulaşmak için daha ince bir kateter (mikrokateter) devreye girer. Hedef damara, milimetrik hassasiyetle yaklaşılır.
Embolik Maddelerin Uygulanması: Kanayan damarı kapatmak için farklı materyaller kullanılabilir:
- PVA (Polivinil Alkol) Parçacıkları: Küçük süngerimsi taneciklerdir, kan akışını fiziksel olarak engeller.
- Jelatin Sünger: Geçici tıkaç görevi görür; vücut zamanla bu malzemeyi emebilir.
- N-Butil-2-Siyanoakrilat (NBCA): Kanla temas ettiğinde hızlıca sertleşen bir yapıştırıcıdır.
- Metal Koiller: Damar içine bırakılan ufak spiral teller, orada kan pıhtısı oluşmasını tetikleyerek kanamayı durdurur.
Embolik Maddenin Verilmesi: Eş zamanlı röntgen kontrolü ile doğru bölge tespit edilerek, embolik madde verilir. Bu adeta bir tıpa gibi damarın içini bloke eder.
İşlemin Tamamlanması
Kontrol Anjiyografisi: Tıkama işleminden sonra yeniden kontrast madde verilerek kanamanın durup durmadığı kontrol edilir.
Kateterin Çıkarılması: İşlem tamamlanınca kateter geri çekilir ve giriş yeri (kasık veya bilek) kısa bir süre bastırılarak kanamayı önlemek amacıyla kapatılır.
Gözlem: Hasta genellikle 24 saat içinde gözlem altında tutulur. Bu süreçte ateş, ağrı gibi şikayetler yakından izlenir.
Bu adımların her biri titizlikle uygulanır. Çünkü buradaki amaç yalnızca kanamayı durdurmak değil, aynı zamanda vücudun diğer bölgelerine kan götüren hayati damarlara zarar vermemektir.
BAE Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?
BAE işlemi genel olarak güvenli kabul edilir ve açık ameliyatlara kıyasla çok daha kısa bir iyileşme süreci sunar. Ancak her tıbbi girişimde olduğu gibi, bazı önemli noktaları bilmek hastalar için yararlı olacaktır:
Erken Dönem (İlk 24-48 Saat)
Hastanede Gözlem: Kanamanın tekrarlayıp tekrarlamadığı, olası ağrı ya da ateş yükselmesinin meydana gelip gelmediği takip edilir.
Ağrı Yönetimi: Göğüs veya sırt ağrısı, özellikle işlemden hemen sonra ortaya çıkabilir. Bu ağrılar genelde hafif veya orta şiddettedir ve ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınır.
Ateş ve Yorgunluk: Vücut, işleme ve damarlardaki lokal irritasyona tepki olarak hafif bir ateş geliştirebilir. Bu genellikle geçici bir durumdur.
Orta Dönem (İlk 1-2 Hafta)
İlk Günlük Aktiviteler: Çoğu kişi birkaç gün içinde normal aktivitelerine dönmeye başlar. Ancak ağır egzersiz veya taşıma gerektiren işlerden kaçınılması önerilir.
Kontroller: Doktor genellikle bir hafta veya 10 gün sonra takip randevusu verir. Gerekirse akciğer görüntülemesi tekrarlanır.
Uzun Dönem
Hemoptizinin Tekrarlaması: BAE işlemi, anormal damarları tıkar; ancak altta yatan hastalık devam ediyorsa, aylar ya da yıllar sonra yeniden kanama oluşabilir. Tekrarlama oranları %10 ile %50 arasında değişebilir. Bu nedenle hekim kontrolleri ve gerekli ilaç tedavileri aksatılmamalıdır.
Yaşam Kalitesi: Sık kanama yaşayan hastalar için BAE, kaygıları ve fiziksel rahatsızlıkları büyük ölçüde azaltır. Hastalar, daha iyi nefes alabilmenin ve kanama korkusu olmadan yaşamanın rahatlığını hissederler.
Doktor Randevuları ve Tedavi Planı
Altta Yatan Hastalık Tedavisi: Örneğin bronşektazi ya da tüberküloz kaynaklı bir durum varsa, ilgili branş doktorlarıyla (göğüs hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları gibi) iş birliği sürdürülmelidir.
Koruyucu Öneriler: Sigara kullanımı varsa bırakılması, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme gibi önleyici tedbirler de önemlidir.
Ameliyat Seçenekleri: Kanama sebebi bir tümör veya ameliyat edilebilir bir lezyonsa, uzun vadede cerrahi tedavi de gündeme gelebilir. BAE bu hastaların ameliyat öncesi veya sonrası dönemde de kullanılabilen bir yöntemdir.
Bronşiyal Arter Embolizasyonunun Olası Riskleri Nelerdir?
BAE, ciddi kanamaları önlemede çok başarılı bir yöntem olsa da her tıbbi işlem gibi bazı riskler ve yan etkiler içerir. Neyse ki, bunların çoğu nadir görülür veya hafif düzeydedir.
Geçici Göğüs veya Sırt Ağrısı
İşlem sonrası sıkça rastlanan ve genellikle birkaç gün içinde gerileyen bir durumdur. Ağrı kesici ilaçlar ile kontrol altına alınabilir.
Ateş ve Yorgunluk (Post-Embolizasyon Sendromu)
Vücut, tıkama malzemesine ve küçük ölçekli doku harabiyetine tepki olarak ateş ve halsizlik yapabilir. Bu tablo çoğu kez birkaç gün içinde düzelir.
Yutma Güçlüğü (Dysfaji)
Bazı hastalarda geçici boğazda takılma veya yutma güçlüğü hissedilebilir. Bu genellikle yemek borusuna giden yan dalların da kısmen etkilenmesinden kaynaklanır. Çoğu zaman kalıcı değildir.
Hedef Dışı (Non-Target) Embolizasyon
Omurilik Arterlerinin Tutulması: En korkulan ancak çok nadir görülen komplikasyonlardan biridir. Bronşiyal arterlerin omurilik damarları ile bağlantılı olduğu durumlarda, bu damarlara yanlışlıkla embolik materyal kaçması felç riskine yol açabilir. İyi bir anjiyografik değerlendirme ve “süper-selektif” kateterizasyon bu riski en aza indirir.
Koroner Arterlerin Etkilenmesi: Çok sıra dışı bir durum olmasına rağmen, akciğer damarları ile kalbi besleyen koroner arterler arasında bağlantı (fistül) varsa, yanlışlıkla kalp damarlarına tıkanma maddesi kaçabilir. Bu tür anatomik varyasyonlar çok dikkatli değerlendirilir.
Tekrarlayan Kanama Riski
Altta Yatan Hastalık Faktörü: Özellikle kronik enfeksiyonlar veya ilerleyici tümör durumlarında, zamanla yeni anormal damarlar oluşabilir. Bu da kanamanın ileriki dönemlerde yeniden başlamasına neden olabilir.
Damar Rekanalizasyonu: Embolize edilen damarlar bazen yeniden açılabilir. Fakat bu olay sık görülmez; görüldüğünde ikinci bir embolizasyon veya farklı tedavi gerekebilir.
Bu riskler, gelişmiş teknoloji ve deneyimli uzmanlar sayesinde minimize edilir. İşlem öncesi hazırlıkların ve işlem sırasındaki titiz yaklaşımların asıl nedeni, bu nadir komplikasyonları önlemeye yöneliktir.
Bu Yöntem Diğer Tedavi Seçenekleriyle Nasıl Karşılaştırılır?
BAE, cerrahi ya da ilaç tedavisi gibi diğer seçeneklerle karşılaştırıldığında, birçok avantajı nedeniyle ön plana çıkar:
- Daha Az İnvaziv: Büyük bir ameliyata göre, vücutta geniş kesiler yapılmaz. Kateterin girdiği küçük bir delik dışında iz kalmaz. İyileşme süresi kısadır.
- Hızlı Sonuç: Masif hemoptizi gibi acil durumlarda BAE çoğunlukla kanamayı hızla keser, hayati riski önemli ölçüde azaltır.
- Daha Az Yan Etki: Büyük cerrahi işlemlerdeki genel anestezi, kan kaybı ve enfeksiyon gibi riskler BAE’de çok daha düşüktür.
- Cerrahiye Alternatif veya Köprü: Bazı hastalar akciğer ameliyatı için uygun olmayabilir (ileri yaş, ek hastalıklar). Bu kişilerde BAE hem nihai tedavi olabilir hem de ameliyat öncesi kanamanın kontrol altına alınması için kullanılabilir.
Elbette, altta yatan hastalığın tipine göre bazen cerrahi müdahale kaçınılmaz olabilir. Ancak günümüzde pek çok hekim, masif kanamalarda önce BAE ile aciliyetin giderilmesini, ardından gerekirse başka tedavilerin uygulanmasını tercih eder.
Bronşiyal arter embolizasyonu (BAE), akciğerlerden kaynaklanan, tehlikeli boyutlara ulaşabilen veya hastanın yaşam kalitesini düşüren kanamaları durdurmak için uygulanan etkin ve güvenli bir yöntemdir. Hem acil hem de kronik durumlarda büyük yarar sağlar.
Kişi, böyle bir işleme aday olduğunda ya da bu işleme yönlendirildiğinde, öncelikle uzman hekimler tarafından detaylı değerlendirme yapılır. Ardından, işlemin artıları ve eksileri, riskleri, beklenen iyileşme süreci ve alternatif tedavilerle ilgili bilgiler paylaşılır. Böylece hasta, bilinçli bir şekilde karar verebilir.
Günümüzde teknolojinin ilerlemesi, kullanılan embolik materyallerin çeşitlenmesi ve hekimlerin deneyiminin artması sayesinde BAE çok daha güvenli ve başarılı bir hale gelmiştir. Özellikle kalp, beyin ve omurilik gibi kritik bölgeleri besleyen damarlardan uzak durarak, sadece kanamadan sorumlu bölgeyi hedefleyebilmek, yöntemin başarısını artıran en önemli unsurdur. Bu nedenle akciğer kanamalarıyla mücadelede bronşiyal arter embolizasyonu, modern tıbbın sunduğu en güçlü silahlardan biri olarak kabul edilmektedir.
Bronşiyal Arter Embolizasyonu Yorumları
Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez'in yorumları için Google Maps ya da Doktortakvimi'ne göz atabilirsiniz.
Bronşiyal Arter Embolizasyonu Fiyatları Ne Kadar ?
Güncel Bronşiyal Arter Embolizasyonu fiyatları hakkında detaylı bilgi almak için doktorunuzla iletişime geçmeniz gerekmektedir.
Bronşiyal Arter Embolizasyonu Yapan Doktorlar & Hastaneler
Bronşiyal Arter Embolizasyonu Türkiye'de girişimsel radyoloji doktorları tarafından uygun alt yapıya sahip özel hastanelerde ve devlet hastanelerinde yapılmaktadır.
Sıkça sorulan sorular
Bronşiyal arter embolizasyonu hangi hastalıklara bağlı gelişen kanamalarda tercih edilen bir tedavi yöntemidir?
Bronşiyal arter embolizasyonu işlemi nasıl yapılır ve hastanın hastanede kalış süresi ne kadardır?
Bronşiyal arter embolizasyonu öncesinde hangi tetkikler ve hazırlıklar yapılmalıdır?
Bronşiyal arter embolizasyonu sonrasında kanama tamamen durur mu ve tekrar edebilir mi?
Bronşiyal arter embolizasyonu sonrası görülebilecek yan etkiler ve komplikasyonlar nelerdir?
Bronşiyal arter embolizasyonu cerrahi tedaviye göre hangi avantajları sağlayabilir?
Bronşiyal arter embolizasyonu sonrasında günlük yaşama dönüş ne kadar sürede gerçekleşebilir?
Bronşiyal arter embolizasyonu hangi hastalarda uygulanamayabilir veya dikkatli değerlendirilmelidir?
Bronşiyal arter embolizasyonu sonrasında altta yatan akciğer hastalığının tedavisi neden sürdürülmelidir?
Bronşiyal arter embolizasyonu sonrasında düzenli takip neden uzun dönem başarı açısından önemlidir?

Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez, minimal invaziv damar içi tedavilere odaklanan, Türkiye’nin önde gelen girişimsel radyoloji ve nöroradyoloji uzmanlarından biridir. Anevrizma ve inme tedavileri, embolizasyon işlemleri, tiroid ve paratiroid hastalıklarının ameliyatsız tedavileri, girişimsel onkoloji ve periferik damar girişimleri başlıca uzmanlık alanları arasındadır. Halen İstanbul Memorial Göztepe Hastanesi Girişimsel Radyoloji ve Nöroradyoloji Bölümü Sorumlusu olarak görev yapmaktadır.
1997 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olan Prof. Dr. Kılıçkesmez, 2012–2013 yıllarında Londra Guy’s & St Thomas’ ve King’s College Hospital’da “Clinical Fellow” olarak girişimsel radyoloji ve onkoloji alanında ileri eğitim almıştır. 2020 yılında profesör unvanını almış, aynı yıl SBÜ Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Girişimsel Radyoloji Kurucu Hekimi olmuştur. Ayrıca EBIR (European Board of Interventional Radiology) sertifikasına sahiptir.
Prof. Dr. Kılıçkesmez’in 94 uluslararası, 40 ulusal makalesi ve 2500’ün üzerinde atıfı bulunmaktadır. American Journal of Roentgenology (AJR) ve Diagnostic & Interventional Radiology gibi prestijli dergilerde hakemlik yapmaktadır. Klinik ve akademik deneyimiyle inme tedavisi, beyin anevrizması, embolizasyon, tümör ablasyonu ve tiroid/paratiroid hastalıklarının minimal invaziv tedavileri konularında ulusal ve uluslararası alanda referans gösterilen bir isimdir.

Vaka Örnekleri
Santral ven oklüzyonu: Balon tedavisi
Vakalar
Y stent eşlikli kapalı anevrizma tedavisi
Vakalar
Bel fıtığı disk içi radyofrekans tedavisi sonucu
Fıtık Tedavisi
Boyun Fıtığı Tedavisinde Lazer Teknolojisi ve Anjiyografi
Fıtık Tedavisi
Basedow-Graves hastalığı ameliyatsız tedavi sonucu
Tiroid Hastalıkları
TAKE işlemi ile yok edilen karaciğer tümörü
Kanser Tedavisi
Ameliyatsız Paratiroid Adenomu Tedavisi Sonucu
Paratiroid Adenomu
Sol akciğer komşuğuna gizlenmiş paratiroid adenomu
Paratiroid Adenomu
Bağırsak dalak anevrizması embolizasyonu
Embolizasyon
Dev dalak damar anevrizması kaplı stent ile tedavisi
Stent
Böbrek damarı anevrizmasının akım yönlendirici stent ile tedavisi
Stent
Dev Karaciğer Hemanjiom Mikrodalga Ablasyon
Ablasyon
Nefrostomi
Vakalar
Kanamış Beyin Anevrizmasının Koil ile Tedavisi
Embolizasyon
Kanamış Beyin Damar Yumağı (AVM) Embolizasyon Tedavisi
Embolizasyon
Beyin Toplar Damar Stentleme