İnce iğne aspirasyon biyopsisi nedir, hangi hastalıklarda uygulanır: Hedeflenen doku örneği elde etmek için ince iğne kullanılarak yapılan, tanı amaçlı minimal invaziv bir işlemdir. Genellikle nodül veya kitle değerlendirmesinde tercih edilir.

Tiroid nodülleri, meme kitleleri, lenfadenopatiler ve karaciğer lezyonları gibi birçok durumda ince iğne aspirasyon biyopsisi, malignite tanısı dışlamada veya ret amacıyla güvenle uygulanır.

İnce iğne aspirasyon biyopsisi sırasında lokal anesteziyle giriş yapılır, ultrason gibi görüntüleme yöntemleriyle iğne yönlendirilirken örnek doğruluğu artırılır. İşlem sonrası hasta konforu ön plandadır.

Bu yöntem, cerrahi biyopsiye göre daha az invaziv olması, hızlı uygulama ve düşük komplikasyon oranına sahip olması nedeniyle yaygın tanısal yaklaşımda önemli bir yer tutar.

Amaç– Tiroid, lenf nodu, meme, karaciğer, akciğer veya diğer dokularda şüpheli kitlelerin değerlendirilmesi

– Malign (kanser) ve benign (iyi huylu) durumların ayrımı

– Hücresel inceleme ile kesin teşhis sağlama

Uygulama Alanları– Tiroid nodülleri

– Meme kitleleri

– Lenf nodları

– Karaciğer lezyonları

– Akciğer ve plevral sıvı

– Diğer yüzeyel veya derin organ kitleleri

Prosedür– İnce bir iğne (genellikle 22-27 gauge) kullanılarak hedeflenen bölgeden hücre örneği alınır.

– İşlem genellikle ultrason rehberliğinde yapılır.

– Lokal anestezi uygulanabilir ancak çoğu durumda gerekmeyebilir.

– Hücre örneği laboratuvarda patolojik incelemeye gönderilir.

Avantajlar– Minimal invazivdir.

– Genel anestezi gerekmez.

– Hızlı iyileşme süresi.

– Düşük komplikasyon riski.

– Kanser teşhisi için güvenilir bir yöntemdir.

Riskler– Hafif ağrı veya rahatsızlık

– İşlem bölgesinde kanama veya hematom

– Enfeksiyon (nadir)

– Yanlış negatif veya yetersiz örnek alma ihtimali

Hazırlık– Aspirin, kan sulandırıcı veya diğer ilgili ilaçların işlem öncesi kesilmesi gerekebilir.

– Hasta işlem öncesi tıbbi geçmişini ve mevcut ilaçlarını doktora bildirmelidir.

İşlem Süresi– Genellikle 10-30 dakika arasında sürer.
Sonuçların Değerlendirilmesi– Patoloji laboratuvarından genellikle 2-5 gün içinde sonuç alınır.

– Rapor, benign, malign veya şüpheli olarak sınıflandırılabilir.

– Gerektiğinde ek biyopsi veya cerrahi önerilebilir.

Türkiye’nin Girişimsel Radyoloji ve Nöroradyoloji Doktoru

Prof. Dr. Özgür KILIÇKESMEZ

Girişimsel Radyoloji / Girişimsel Nöroradyoloji

Prof. Dr. Kılıçkesmez, Türk Radyoloji Yeterlilik Belgesi, Türk Girişimsel Radyoloji Yeterlilik Belgesi, Strok (inme) tedavisi sertifikasyonu ve Avrupa Girişimsel Radyoloji Boardu (EBIR) sahibidir. Akademik geçmişinde, 2008 yılında Siemens Radyoloji Birincilik Ödülü’nü kazanmıştır.
Özgeçmiş Ödüller Yorumlar

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi Nedir?

Tiroid İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi
Tiroid İnce İğne Aspirasyon Biyopsisinin nasıl yapıldığını gösteren illüstrasyon

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi, kelime anlamıyla “ince bir iğneyle emerek örnek alma işlemi” olarak tanımlanabilir. Kısaca FNAB olarak da anılır. Yaklaşık olarak “bir pirinç tanesi inceliğinde” bir iğneyle, vücuttaki herhangi bir anormal kitle veya şişlikten hücre örnekleri çekilir. Bu hücre örnekleri mikroskop altında incelenerek, kitlenin yapısı hakkında bilgi sahibi olunmaya çalışılır.

İçi farklı sıvı veya tohumlarla dolu bir küçük keseyi düşünün. Bu kesenin içeriğini tümüyle açıp dökmeden, sadece bir enjektör yardımıyla içinden bir miktar alarak ne olduğunu anlamaya çalışmak gibidir. Bu yöntem sayesinde, vücudu büyük ölçüde yormadan ve hastayı da fazla sarsmadan fikir edinilebilir.

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi Nasıl Yapılır?

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi, genellikle ayaktan (hastanede yatış gerektirmeyen) ve kısa süreli bir işlem olarak gerçekleştirilir. İşlem basamakları şu şekilde özetlenebilir:

Hastanın Hazırlanması

  • Hastanın tıbbi öyküsü, özellikle kan sulandırıcı (antikoagülan) kullanımı ya da kanama eğilimini artırabilecek herhangi bir tıbbi durumu varsa, mutlaka gözden geçirilir.
  • İşlem öncesi genellikle özel bir diyet ya da uzun süreli açlık gerekmez. Ancak nadir durumlarda sedasyon (hafif uyku hali) veya rahatlatıcı ilaç kullanımı planlanıyorsa, kısa bir süre (genelde 4-6 saat) açlık istenebilir.

Pozisyon Verme

  • Hangi bölgeden örnek alınacağına bağlı olarak hasta uygun şekilde konumlandırılır.
  • Örneğin boyun bölgesindeki bir kitleden örnek alınacaksa, hasta sırt üstü yatar ve boynunu geriye doğru hafifçe uzatır. Göğüs bölgesi için çoğu zaman hem sırt üstü hem de yan pozisyon gerekebilir. Görüntülemede yardımcı olmak adına genellikle ultrason gibi yöntemler kullanılır.

Cildin Temizliği ve Lokal Anestezi

  • Biyopsi yapılacak alan antiseptik bir solüsyonla temizlenir. Bu olası mikropların alana bulaşmasını önlemeye yardımcı olur.
  • İşlem çoğu kez çok ince iğnelerle yapıldığı için, bazı vakalarda lokal anestezi bile gerekmeden gerçekleştirilebilir. Ancak hasta konforu açısından, özellikle hassas bölgelerde küçük bir miktar lokal anestezi uygulanması sıkça tercih edilir.

İğne Girişi ve Numune Alma

  • İnce, içi boş bir iğne—genellikle 22 ila 27 numara kalınlığında—hedef kitlenin içine doğru ilerletilir.
  • Bir enjektör yardımıyla çok hafif bir vakum (negatif basınç) oluşturulur ve kitle içindeki hücresel materyal bu vakum sayesinde iğnenin içine çekilir.
  • Bazen daha iyi örnek elde etmek için iğne, kitle içinde birkaç milimetrelik ileri-geri veya “ufak yön değiştirme” manevralarıyla hareket ettirilir.

Hücre Örneğinin Hazırlanması

  • Toplanan sıvı veya hücresel materyal, küçük cam lamlar (mikroskop lamı) üzerine dikkatlice yayılarak (smear) ince bir tabaka oluşturacak şekilde sürülür.
  • Bu lamlar daha sonra hızlıca kurutulup veya uygun bir kimyasal solüsyonla (örneğin alkol) fikse edilerek, hücre yapısının bozulması engellenir.
  • Bazı merkezlerde “hızlı değerlendirme” (ROSE) adı verilen bir yöntemle, numunenin ilk bakısı hemen yapılır. Böylece örneğin uygun kalitede olup olmadığı belirlenir ve gerekiyorsa hemen yeni bir örnek daha alınabilir.

İşlem Sonrası Bası Uygulama ve Bandaj

  • İğne çekildikten sonra kanama riskini azaltmak için bir süre nazikçe bası uygulanır.
  • Ardından küçük bir bandaj ile kapatılarak işlem sonlandırılır.
  • Genellikle hasta kısa bir süre gözlem altında tutulduktan sonra evine gönderilir.

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi Hangi Hastalıklarda Uygulanır?

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi, vücudun birçok farklı bölgesinde ortaya çıkan kitleden numune almak için kullanılabilen, çok yönlü bir tanı yöntemidir. Sıklıkla tercih edildiği başlıca durumlar şöyledir:

Tiroid Nodülleri

Boyun bölgesinde, özellikle tiroid bezi çevresinde gelişen şişlik veya sertliklerin ayırt edilmesinde önemli bir yere sahiptir. Tiroid nodüllerinin iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğu genellikle bu yöntemle anlaşılabilir.

Örnek olarak boğazında bir “küçük top” gibi hissettiren şişlik hisseden bir kişinin durumu basit bir hormon testi ile tam açıklık kazanmayabilir. Bu durumda, ince iğne yardımıyla alınan hücreler mikroskopta incelenerek, tiroid kanseri olup olmadığı anlaşılabilir.

Meme Kitleleri

Kadınlarda veya nadiren erkeklerde görülen meme kitlelerinin ayırt edilmesinde de yaygın şekilde kullanılır. Mamografi veya ultrason gibi görüntüleme yöntemlerinde şüpheli görünen bir alan saptandığında, büyük bir cerrahi operasyona gerek kalmadan “İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi” ile tanıya hızla yaklaşılabilir.

Lenf Bezleri

Boyun, koltuk altı veya kasık gibi bölgelerdeki büyümüş lenf düğümlerinin sebebini anlamak amacıyla uygulanır. Enfeksiyon, bağışıklık sistemi hastalıkları veya kanser gibi nedenlerin birbirinden ayrılmasına yardımcı olur.

Tükürük Bezleri ve Baş-Boyun Bölgesi

Tükürük bezlerinde ya da boğaz çevresindeki dokularda herhangi bir şişlik veya kitle varsa, iyi huylu bir tümör mü, enfeksiyon mu yoksa farklı bir oluşum mu olduğunun anlaşılması için kullanılabilir.

Akciğer ve Diğer İç Organ Lezyonları

Göğüs veya karın içindeki derin bölgelerde oluşan küçük kitleler, ultrason veya tomografi eşliğinde iğnenin hedefe tam isabet etmesiyle kolayca numunelenebilir. Bu sayede primer (birincil) veya metastatik (yayılmış) kanser ayrımı daha hızlı yapılabilir.

Karaciğer, Böbrek ve Pankreas Kitleleri

Karaciğer, böbrek veya pankreas gibi organlardaki lezyonların ne olduğu hakkında bilgi sahibi olmak için de sıkça kullanılır. Özellikle karaciğer ve böbrek gibi “organın içinde” yer alan kitlelerde bu yöntem hastayı büyük cerrahi risklere sokmadan tanı sunar.

Yumuşak Doku ve Kemik İliğine Yönelik Değerlendirmeler

Vücudun herhangi bir yumuşak doku bölgesinde belirlenen kitlelerde, kanser veya iltihap gibi durumları doğrulamak amacıyla uygulanabilir. Kemik iliği ile ilgili bazı incelemeler de benzer prensiple yapılır, ancak bu genellikle “kemik iliği aspirasyonu” adıyla anılır ve teknik olarak biraz farklıdır.

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi Kanserde Nasıl Yardımcı Olur?

Kanser tanısı koyma süreci genellikle çok adımlıdır. Bu süreçte görüntüleme teknikleri (ultrason, tomografi, MR gibi) şüpheli bir kitleyi ortaya koyduğunda, bir sonraki adım o kitlenin hücresel düzeyde neye benzediğini anlamaktır. İşte burada FNAB devreye girer. Aşağıdaki noktalar bu işlemin kanser tanısında nasıl yardımcı olduğunu gösterir:

Hızlı Hücresel Tanı: Alınan örnekler mikroskop altında incelendiğinde, hücrelerin şekli, büyüklüğü ve birbirleriyle olan ilişkisi gibi özellikler tespit edilir. Kanser hücreleri genellikle normal hücrelere göre daha düzensiz, farklı çekirdek yapısına sahip ve bazen de kontrolsüz bölünme izleri gösterir.

Moleküler Analiz İmkânı: Kanser türlerinin birçoğunda, belirli genlerde mutasyon veya bazı proteinlerin aşırı ifade edildiği bilinir. İhtiyaç duyulduğunda, FNAB ile elde edilen hücrelerden bu genetik ve moleküler tetkikler de yapılabilir. Örneğin meme kanserinde hormon reseptör durumunu (ER, PR) veya HER2 durumunu anlamak; tedavinin yönlendirilmesinde büyük önem taşır.

Tekrarlanabilirlik: Bazı hastalarda kanserin tedaviye yanıtını izlemek için tekrar biyopsi almak gerekebilir. FNAB, görece düşük travma riski ve kolay tekrarlanabilir olması sayesinde, özellikle metastatik veya takip gerektiren süreçlerde avantaj sağlar.

Metastatik Odakların İncelemesi: Vücudun başka bir yerine sıçramış (metastaz) olabileceği düşünülen kitleler için, örneğin lenf düğümünde oluşan bir şişlikten hücre alınarak, bu hücrelerin “orijin” (kaynak) kanser hücresi mi yoksa farklı bir dokuya mı ait olduğu anlaşılabilir.

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi Enfeksiyon ve İltihabi Durumlarda Ne İşe Yarar?

Her zaman bir kitle veya şişlik kanser demek değildir. Vücut çeşitli enfeksiyonlar veya bağışıklık sistemi hastalıkları nedeniyle de şişlik gösterebilir. FNAB bu noktada da faydalıdır:

Tüberküloz (Verem) gibi Enfeksiyonlar: Özellikle boyun lenf düğümlerinde görülen ve uzun süre geçmeyen şişliklerin en sık nedenlerinden biri tüberkülozdur. FNAB sayesinde lenf düğümünden alınan örnekle bu mikroplar tespit edilebilir. Bazı durumlarda mikrobiyolojik inceleme (kültür) yapılması da mümkündür.

Parazit ve Mantar Enfeksiyonları: Bağışıklık sistemi zayıf kişilerde veya bazı coğrafi bölgelerde, farklı parazit ya da mantar enfeksiyonları da kitlesel şişliklere yol açabilir. FNAB, bu mikropların laboratuvarda hızlıca saptanmasına yardımcı olur.

İltihabi Hastalıklar: Bağışıklık sisteminin aşırı veya yanlış çalışması, lenf düğümleri veya bazı organlarda iltihabi reaksiyon oluşturabilir. Örneğin “Hashimoto tiroiditi” adı verilen bir durum FNAB ile desteklenerek tanı konulabilen, tiroidin iltihabi bir hastalığıdır.

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisinin Avantajları Nelerdir?

Bu yöntemin tıpta yaygınlaşmasında birçok etken rol oynamıştır. Başlıca avantajları şu şekilde sıralanabilir:

Minimal Girişimsel (İnvaziv) Olması: Daha kalın iğnelerle veya cerrahi yöntemle alınan biyopsilere göre çok daha az doku hasarı yaratır. Hastalar genellikle işlem sonrası kısa sürede günlük hayatlarına dönebilir.

Hızlı ve Ekonomik Çözüm Sunması: İşlem kısa sürer ve mikroskopik inceleme için gereken preparatlar kolayca hazırlanır. Bu da hem hasta hem sağlık sistemi açısından zaman ve maliyet avantajı demektir.

Tekrarlanabilirliği: Eğer alınan örnek yetersiz çıkarsa ya da ek tahliller gerekirse, aynı bölgeye veya farklı bir bölgeye kısa sürede yeniden FNAB yapılabilir.

Ağrı ve Komplikasyon Riskinin Düşük Olması: İnce iğne kullanıldığı için ağrı çoğu zaman minimaldir. Kanama veya enfeksiyon gibi komplikasyonların görülme oranı da oldukça düşüktür.

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi Hangi Durumlarda Tercih Edilmez?

Her ne kadar güvenilir bir yöntem olsa da bazı özel durumlarda FNAB yapılması tercih edilmeyebilir veya ertelenmesi gerekebilir:

Kanama Bozuklukları: Eğer hastada ciddi bir pıhtılaşma bozukluğu veya kontrol edilemeyen kanama riski varsa, işlem öncesi mutlaka tedbirler alınmalıdır. Gerekirse kan sulandırıcı ilaçlar geçici olarak kesilir veya kan değerleri düzene sokulmadan işlem yapılmaz.

Çok Vasküler (Aşırı Kan Damarı İçeren) Kitleler: Örneğin boyunda atar damara çok yakın ve kanlanması çok yüksek olduğu düşünülen bir kitlede FNAB, kanama riski yaratabilir. Bu nedenle bazen önce farklı görüntüleme yöntemleriyle riski değerlendirmek gerekebilir.

Ya da Başka Biyopsi Yönteminin Daha Avantajlı Olduğu Durumlar: Bazen, kitlenin konumu veya beklenen tanının doğası nedeniyle daha büyük doku örneğine ihtiyaç duyulur. Özellikle lenfoma gibi durumlarda, kitleden daha geniş bir parça (core biyopsi) almak, hastalık alt tipinin belirlenmesinde daha net sonuçlar verebilir.

İşlem Sırasında ve Sonrasında Hastaları Neler Bekler?

FNAB, çoğu hasta için korkutucu bir işlem gibi görünse de aslında kısa ve konforlu bir işlemdir. Genel olarak şu durumlar beklenebilir:

İşlem Sırasında

  • Hastalar hafif bir iğne batması hissi yaşayabilir.
  • Eğer lokal anestezi uygulanmışsa, iğnenin giriş kısmında uyuşma olur ve ağrı minimum düzeyde hissedilir.
  • Numune alma işlemi birkaç dakika sürer. Ultrason eşliğinde yapılıyorsa, sağlık personeli ekrana bakarak iğnenin doğru yere gittiğinden emin olur.

İşlem Sonrası

  • Hastaların çoğu, kısa süreli bir dinlenmeden sonra günlük aktivitelerine dönebilir.
  • Kitle üzerinde hafif bir hassasiyet veya minimal şişlik oluşabilir. Bu durum genellikle birkaç saat içinde veya nadiren bir iki günde kendiliğinden düzelir.
  • Ağrı nadiren olur. Ağrı kesici ihtiyacı duyulsa dahi genelde basit ağrı kesiciler yeterlidir.

Sonuçların Değerlendirilmesi

  • Alınan hücreler patoloji veya sitoloji uzmanları tarafından mikroskop altında incelenir.
  • Genellikle birkaç gün veya bir hafta içinde sonuçlar çıkar.
  • Sonuç neticesinde, iyi huylu (benign) veya kötü huylu (malign) olduğuna dair önemli ipuçları edinilir. Bazen ek testler veya ileri tetkikler (immünhistokimya, moleküler analiz vb.) istenebilir.

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisinin Olası Komplikasyonları Nelerdir?

FNAB, tıpta “güvenli” olarak kabul edilen prosedürler arasında yer alır. Ancak her tıbbi işlem gibi bazı riskler mevcuttur:

Kanama ve Morluk: İşlem bölgesinde hafif kanama veya cilt altında küçük bir morluk (hematom) oluşabilir. Bu genellikle kendiliğinden iyileşir ve ciddi bir sorun teşkil etmez.

Enfeksiyon: Steril tekniklerle yapıldığında enfeksiyon riski çok düşüktür. Ancak yine de ciltte kızarıklık, ağrı veya akıntı gibi belirtiler olursa vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.

Hata ya da Yetersiz Örnek Alma: Bazen iğne, kitlenin tam aktif bölgesinden yeterli hücre alamayabilir ve sonuç belirsiz çıkabilir. Bu durumda işlem tekrarlanabilir veya daha ileri bir biyopsi yöntemi tercih edilebilir.

Nadir Durumlar: Çok büyük ve kanlanması yüksek kitlelerde dikkatli olunmazsa, ciddi kanama veya komşu yapılara zarar verme riski söz konusu olabilir. Bu durum ultrason gibi kılavuz yöntemlerin kullanımını önemli kılar.

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi Öncesi Nasıl Hazırlanmak Gerekir?

Genellikle özel bir hazırlık gerektirmez. Ancak dikkat edilmesi gereken birkaç nokta vardır:

Kan Sulandırıcı İlaçlar: Hasta düzenli olarak aspirin, varfarin veya başka bir pıhtılaşma önleyici ilaç kullanıyorsa, işlemi yapacak uzman bu konuda bilgilendirilmelidir. Bazı durumlarda ilaç dozu azaltılabilir veya kısa süreliğine durdurulabilir.

Açlık Durumu: Eğer FNAB sırasında ek bir işlem, hafif sedasyon veya farklı bir girişim söz konusu değilse, çoğu zaman aç kalmak gerekmez. Ancak kesin bilgi için işlemi planlayan ekipten onay almak gerekir.

Rahat Kıyafetler: Özellikle boyun veya göğüs bölgesine işlem yapılacaksa, rahat ve bol giysiler tercih edilmesi işlemi kolaylaştırır. Değerli eşyalar veya takılar mümkünse çıkartılmalıdır.

Sonuçlar Nasıl Yorumlanır ve Sonrasında Neler Yapılır?

FNAB sonuçları, mikroskop altında görülen hücrelerin yapısına göre sınıflandırılır. Örneğin tiroid biyopsilerinde “Bethesda Kategorisi” denilen bir raporlama sistemi kullanılır ve her kategori farklı bir yaklaşımı gerektirir. Meme veya lenf bezi biyopsilerinde de benzer şekilde “benign, şüpheli, malign” gibi yorumlar yapılabilir. Sonuçlarda şu aşamalar izlenir:

Benign (İyi Huylu) Bulgular: Kitlenin kanser veya başka bir ciddi hastalık içermediği anlamına gelir. Takip için periyodik görüntüleme veya basit kontrol muayeneleri önerilebilir.

Malign (Kötü Huylu) Bulgular: Kitlenin kanser veya kanser potansiyeli taşıdığını gösterir. Bu durumda onkoloji, cerrahi veya ilgili uzmanlık dallarının değerlendirmesi ile tedavi planı yapılır.

Şüpheli veya Yetersiz Numune: Biyopsi sonucu net bir bilgi vermiyorsa, tekrar FNAB veya farklı bir tür biyopsi (kalın iğne biyopsisi gibi) gündeme gelebilir. Bazen ileri genetik testler veya başka görüntüleme yöntemleri kullanmak da gerekli olabilir.

Enfeksiyon veya İltihabi Hastalık Bulguları: Spesifik mikropların varlığı, granülomatöz iltihap (örneğin tüberküloz) veya otoimmün bir süreç tespit edilebileceğinden, uygun antibiyotikler, antienflamatuvar ilaçlar veya bağışıklık sistemini düzenleyici tedaviler planlanır.

FNAB Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?

İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi sonrasında hastaların büyük çoğunluğu ek bir dinlenme süresine ihtiyaç duymadan günlük yaşantısına dönebilir. Bununla birlikte şu öneriler yararlı olabilir:

Bandaj veya Küçük Flaster Kullanımı: Biyopsi yapılan bölgeye küçük bir bandaj konulur. Bu bölgeyi temiz ve kuru tutmak enfeksiyon riskini en aza indirir.

Ağrı Yönetimi: Ağrı ya da sızı hissediliyorsa, hekimin önerdiği hafif ağrı kesiciler alınabilir.

Aktivite Kısıtlaması: İşlem günü ağır spor veya yoğun fiziksel aktiviteden kaçınmak, olası kanama veya rahatsızlığı önlemek adına önerilir. Ertesi gün normal rutine dönülebilir.

Enfeksiyon Belirtileri: Ateş, şişlikte artma, aşırı kızarıklık veya akıntı gibi durumlar ortaya çıkarsa zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir.

SSS

FNAB ağrılı bir işlem midir?

Genellikle çok ince iğneler kullanıldığı için ağrı minimum düzeydedir. Bazı vakalarda hafif bir batma hissi dışında rahatsızlık hissedilmez.

FNAB sonrası ne kadar sürede sonuç alırım?

Laboratuvar yoğunluğuna bağlı olarak çoğu zaman 2-7 gün içinde sonuç raporu çıkar. Bazı özel incelemeler gerekiyorsa bu süre uzayabilir.

İşlem sırasında bayılma veya ciddi komplikasyon riski var mı?

Risk çok düşüktür. FNAB lokal bir işlemdir ve genellikle ciddi yan etkilere neden olmaz. Eğer hasta aşırı kaygı duyuyorsa, bazen hafif sedasyon veya rahatlatıcı ilaçlarla işlem kolaylaştırılabilir.

FNAB ile alınan hücre örneği yanlışlıkla yayılabilir mi?

Tıbbi literatürde “iğne traktı ile tümör yayılması” diye çok nadir görülen bir durum tanımlanmıştır. Ancak FNAB’de kullanılan çok ince iğnelerle bu risk son derece düşük kabul edilir.

Gebelik döneminde FNAB yapılabilir mi?

Radyasyon kullanılmadığı için, ultrason eşliğinde yapılacak FNAB gebelikte de çoğunlukla güvenli kabul edilir. Yine de her durum için bireysel değerlendirme ve doktor önerisi önemlidir.

Call Now Button