Girişimsel Radyoloji Tedavi Süreci

Girişimsel radyoloji, görüntüleme yöntemleri (ultrason, tomografi, MR veya anjiyografi) eşliğinde vücuda girişin milimetrik olduğu ve anlaşılamayacağı tanı ve tedavi işlemlerini kapsar. Ameliyatsız yöntemlerle, küçük bir iğne deliğinden girilerek birçok hastalık güvenle tedavi edilebilir. Hastanede yatış çok kısa, genel anestezi son derece nadir, işe dönüş, büyük çoğunlukla aynı gün veya sonraki gündür.

1. Hasta Değerlendirmesi ve Planlama

İlk aşamada hastanın hastalık öyküsü, laboratuvar sonuçları ve önceki görüntüleme tetkikleri değerlendirilir. İşlem gerekliliği ve hangi girişimsel yöntemle yapılacağı belirlenir. Hastanın genel sağlık durumu, kan sulandırıcı kullanımı ve alerji öyküsü sorgulanır. Estetik kaygısı, ameliyatsız işlemler hakkındaki bilgi seviyesi değerlendirilir ve bilmesi gerekenler detaylı anlatılır.

2. Görüntüleme Tabanlı Hazırlık

İşlem öncesinde ultrason, tomografi veya MR eşliğinde hedef bölge detaylı olarak incelenir. Bu sayede işlem planı, giriş noktası ve kullanılacak malzeme seçimi netleştirilir. Gerektiğinde hastaya işlem öncesi kısa süreli açlık veya ilaç düzenlemesi önerilir.

3. Bilgilendirme ve Onam

Hasta ve yakınlarına yapılacak işlemin amacı, süreci ve olası riskleri anlatılır. Lokal anestezi, sedasyon veya genel anestezi gereksinimi değerlendirilir. Onay sonrası hazırlık aşamasına geçilir. 

4. İşlem Günü Hazırlığı

Hasta steril ortamda, işlem tipine göre anjiyo ünitesinde veya girişimsel radyoloji odasında hazırlanır. Damar yolu açılır, monitörle kalp ritmi ve oksijen seviyesi izlenir. Lokal anesteziyle işlem bölgesi uyuşturulur. İşlem sonrasi ya direkt olarak normal hayatına döner ya da büyük çoğunlukla 30 dk-6 saatlik gözlem sonrası günlük hayatına devam eder.

5. Girişimsel İşlemin Uygulanması

İşlem, görüntüleme cihazları rehberliğinde gerçekleştirilir.
En sık uygulanan girişimsel radyoloji işlemleri:

  • Anjiyografi ve damar açma (stent, balon anjiyoplasti)
  • Tümör embolizasyonu veya ablasyonu (radyofrekans, mikrodalga ablasyon, kriyoablaston, IRE)
  • Biyopsi (karaciğer, akciğer, böbrek, kemik…vb.)
  • Drenaj işlemleri (safra, böbrek, akciğer)
  • Varis ve damar tıkanıklığı tedavileri
  • Port kateter veya diyaliz kateteri yerleştirilmesi
  • Anevrizma ve damar malformasyonu embolizasyonu
  • Yeni nesil embolizasyonlar (Tiroid hastalıkları, miyom, prostat büyümesi, varikosel, baş ağrısı, hemoroid, eklem hastalıkları, penil venöz kaçak, acil kanamalar…)

İşlemler genellikle 30–90 dakika arasında sürer ve cerrahi operasyonlara kıyasla çok daha az travmatiktir.

6. İşlem Sonrası Bakım

İşlem bitiminde hasta kısa süreli gözlem altına alınır. Giriş yerinde kanama kontrolü yapılır. Gerektiğinde bandaj uygulanır.
Hastaya dinlenme, sıvı alımı, ilaç kullanımı ve olası komplikasyon belirtileri hakkında bilgi verilir. 

7. Taburculuk ve Erken İyileşme

Birçok girişimsel işlem sonrası hasta aynı gün taburcu edilir. İşlem tipine göre 0-2 gün içinde normal yaşama dönülebilir. Ağrı genellikle minimaldir ve basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir.

8. Kontrol ve İzlem

İşlem sonrası ilk kontrol genellikle 1 hafta içinde yapılır. Görüntüleme yöntemiyle tedavinin etkinliği ve işlem bölgesinin durumu değerlendirilir. Gerekirse ilaç tedavisi veya ek girişim planlanır.

9. Avantajlar ve Güvenlik

  • Cerrahiye göre daha kısa hastanede kalış süresi
  • Daha az ağrı ve enfeksiyon riski
  • Kesi izinin olmaması
  • Hızlı iyileşme ve günlük yaşama erken dönüş
  • Genel anestezi ve yoğun bakım gerekmemesi (Büyük çoğunlukla)
  • “Diğer uzmanlardan farklı olarak işlemi meslekleri anatomi ve tüm vücut sistem ve hastalıklarının görüntülenmesine hakim olan ve 5 sene sadece bu konuda eğitim alan girişimsel radyoloji uzmanları tarafından yapılması”
  • İşlem tekrarı gerektiğinde kolaylıkla yapılabilecek olması. 
  • Yapay zeka ve el becerisinin mükemmel bir birliktelik oluşturabilme imkanı sayesinde ileriki yıllarda güncelliğini koruyacak ve başka kıtalardaki hastaların tedavisine olanak tanıyacak hibrid tedavi olanakları içermesi.

Girişimsel radyoloji işlemleri, hem tanısal hem de tedavi edici özelliği sayesinde modern tıpta ameliyatsız cerrahi olarak kabul edilmektedir.