Türkiye, girişimsel radyoloji alanında uzmanlaşmış hekimleri ve ileri teknolojik altyapıya sahip hastaneleri ile bölgenin öncü ülkelerindendir. Minimal invaziv yöntemlerle tanı ve tedavi sağlayan bu branşta, yüksek başarı oranları ve düşük komplikasyon riskleri dikkat çeker.
Karaciğer tümörleri, damar tıkanıklıkları ve varikosel gibi hastalıklarda uygulanan embolizasyon, ablasyon ve stent yerleştirme işlemleri Türkiye’de etkin şekilde yapılmaktadır. Girişimsel radyologlar, hem görüntüleme hem de müdahalede uzmanlaşarak multidisipliner tedavi sunar.
Modern anjiyografi üniteleri, bilgisayarlı tomografi ve ultrason destekli görüntüleme sistemleri Türkiye’deki hastanelerde standart donanım haline gelmiştir. Bu sayede işlemler gerçek zamanlı izlenir, hedef dokuya yüksek hassasiyetle müdahale edilir ve iyileşme süresi kısalır.
Türkiye’ye gelen uluslararası hastalar için planlanan girişimsel radyoloji hizmetleri, hızlı randevu, detaylı ön değerlendirme ve işlem sonrası yakın takip olanaklarıyla desteklenir. Sağlık turizmi odaklı bu yapı, güvenli ve kaliteli hizmet alınmasını sağlar.
Girişimsel Radyolojinin Türkiye’de Erken Benimsenmesi
Girişimsel radyoloji, görüntüleme yöntemleri eşliğinde yapılan minimal invaziv işlemleri kapsar. Türkiye’de bu alan, birçok ülkede henüz sınırlı uygulama alanına sahipken akademik merkezlerde yer bulmaya başlamıştır. Üniversite hastaneleri ve eğitim-araştırma hastaneleri, bu branşın gelişimine erken dönemde yatırım yapmıştır.
Bu erken adaptasyon, hekimlerin daha fazla vaka deneyimi kazanmasına olanak tanımıştır. Zaman içinde edinilen bu klinik tecrübe, Türkiye’de girişimsel radyoloji uygulamalarının hem çeşitlenmesine hem de standartlarının yükselmesine katkı sağlamıştır.
Güçlü ve Sistematik Tıp Eğitimi
Türkiye’de girişimsel radyoloji doktorlarının yetişme süreci, uzun ve yoğun bir eğitim dönemini kapsar. Tıp fakültesi eğitiminin ardından radyoloji uzmanlığı ve sonrasında girişimsel radyolojiye yönelik ileri eğitim süreçleri gelir. Bu süreçte teorik bilgi kadar pratik uygulamaya da ağırlık verilir.
Eğitim hastanelerinde farklı hastalık gruplarından gelen geniş hasta profili, hekimlerin farklı klinik senaryolarla karşılaşmasını sağlar. Bu durum, sadece teknik becerilerin değil, klinik karar verme süreçlerinin de gelişmesine yardımcı olur. Ancak her hastanın durumu farklı olduğundan, uygulanan yöntemlerin kişiye özel planlanması gerektiği özellikle vurgulanır.
Yüksek Vaka Sayısı ve Klinik Deneyim
Türkiye’de büyük şehirlerde bulunan hastaneler, yoğun hasta başvurusu alan merkezlerdir. Girişimsel radyoloji alanında bu yoğunluk, hekimlerin farklı yaş grupları ve hastalık türleriyle sık karşılaşmasına neden olur. Bu da zamanla birikmiş geniş bir deneyim anlamına gelir.
Hastalar açısından bakıldığında, bu deneyim genellikle “daha önce benzer işlemler yapılmış mı?” sorusuyla ilişkilendirilir. Türkiye’deki birçok merkezde, farklı klinik ihtiyaçlara yönelik uygulamaların uzun süredir yapılıyor olması, hastaların güven arayışında dikkat ettiği unsurlardan biridir. Yine de her girişimin uygunluğu, bireysel değerlendirme sonucunda belirlenir.
Teknolojik Altyapı ve Güncel Donanım
Girişimsel radyoloji, ileri görüntüleme teknolojilerine dayanan bir alandır. Anjiyografi cihazları, ultrason, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans gibi sistemlerin entegre şekilde kullanılması gerekir. Türkiye’de hem kamu hem de özel hastaneler, bu teknolojilere yatırım yapmıştır.
Teknolojik altyapının güçlü olması, işlemlerin daha kontrollü ve planlı ilerlemesine katkı sağlar. Ancak teknolojinin tek başına yeterli olmadığı, cihazları kullanan ekibin deneyiminin en az teknoloji kadar önemli olduğu sıklıkla dile getirilir.
Multidisipliner Çalışma Kültürü
Türkiye’de girişimsel radyoloji uygulamaları çoğunlukla tek bir branşın kararıyla ilerlemez. Onkoloji, genel cerrahi, kadın hastalıkları, üroloji ve iç hastalıkları gibi birçok branşla birlikte değerlendirme yapılır. Bu multidisipliner yaklaşım, hastanın genel durumunun daha bütüncül ele alınmasına yardımcı olur.
Hastalar için bu durum, farklı uzman görüşlerinin bir araya gelmesi anlamına gelir. Böylece girişimsel radyolojik bir işlemin gerekliliği, alternatifleri ve olası sonuçları daha net şekilde ele alınabilir. Klinik kararların kişiye özel olduğu bu süreçte, her hasta için aynı yolun izlenmeyeceği özellikle belirtilir.
Uluslararası Hasta Deneyimi ve Sağlık Turizmi
Türkiye’nin girişimsel radyoloji alanında öne çıkmasında, yurt dışından gelen hastaların da payı büyüktür. Özellikle çevre ülkelerden ve Avrupa’dan gelen hastalar, Türkiye’deki merkezlerde değerlendirilmek istemektedir. Bu durum, hekimlerin farklı beklentilere ve sağlık sistemlerinden gelen hastalara uyum sağlamasını gerektirir.
Uluslararası hasta deneyimi, sağlık hizmetlerinin organizasyonu ve iletişim süreçlerinin gelişmesine katkı sunmuştur. Ancak bu ilgi, her hasta için aynı sonuçların elde edileceği anlamına gelmez. Tanı ve tedavi planlaması her zaman bireysel değerlendirmeye dayanır.
Hasta Odaklı Yaklaşımın Güçlenmesi
Girişimsel radyolojiye başvuran hastalar genellikle daha az invaziv seçenekler hakkında bilgi arar. Türkiye’de bu beklentiye yönelik olarak, hasta bilgilendirme süreçlerine daha fazla önem verilmeye başlanmıştır. İşlemin nasıl yapılacağı, sürecin nasıl ilerleyeceği ve sonrasında neler beklenebileceği sade bir dille anlatılmaya çalışılır.
Bu yaklaşım, hastaların sürece daha bilinçli katılmasına yardımcı olur. Ancak tıbbi işlemlerin her zaman belirli riskler içerebileceği ve sonuçların kişisel sağlık durumuna göre değişebileceği açıkça ifade edilir.
Akademik Çalışmalar ve Bilimsel Üretkenlik
Türkiye’deki girişimsel radyoloji uzmanları, sadece klinik uygulamalarla değil, akademik çalışmalarla da alana katkı sunar. Ulusal ve uluslararası kongrelerde sunulan bildiriler, yayınlanan bilimsel makaleler ve düzenlenen eğitim programları bu üretkenliğin bir göstergesidir.
Bilimsel çalışmalar, uygulamaların sürekli gözden geçirilmesini ve güncel bilgilerle desteklenmesini sağlar. Bu da hastalara sunulan hizmetin zaman içinde gelişmesine katkıda bulunur. Yine de bilimsel verilerin bireysel hasta kararlarının yerini alamayacağı unutulmamalıdır.

Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez, minimal invaziv damar içi tedavilere odaklanan, Türkiye’nin önde gelen girişimsel radyoloji ve nöroradyoloji uzmanlarından biridir. Anevrizma ve inme tedavileri, embolizasyon işlemleri, tiroid ve paratiroid hastalıklarının ameliyatsız tedavileri, girişimsel onkoloji ve periferik damar girişimleri başlıca uzmanlık alanları arasındadır. Halen İstanbul Memorial Göztepe Hastanesi Girişimsel Radyoloji ve Nöroradyoloji Bölümü Sorumlusu olarak görev yapmaktadır.
1997 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olan Prof. Dr. Kılıçkesmez, 2012–2013 yıllarında Londra Guy’s & St Thomas’ ve King’s College Hospital’da “Clinical Fellow” olarak girişimsel radyoloji ve onkoloji alanında ileri eğitim almıştır. 2020 yılında profesör unvanını almış, aynı yıl SBÜ Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Girişimsel Radyoloji Kurucu Hekimi olmuştur. Ayrıca EBIR (European Board of Interventional Radiology) sertifikasına sahiptir.
Prof. Dr. Kılıçkesmez’in 94 uluslararası, 40 ulusal makalesi ve 2500’ün üzerinde atıfı bulunmaktadır. American Journal of Roentgenology (AJR) ve Diagnostic & Interventional Radiology gibi prestijli dergilerde hakemlik yapmaktadır. Klinik ve akademik deneyimiyle inme tedavisi, beyin anevrizması, embolizasyon, tümör ablasyonu ve tiroid/paratiroid hastalıklarının minimal invaziv tedavileri konularında ulusal ve uluslararası alanda referans gösterilen bir isimdir.

Vaka Örnekleri
Santral ven oklüzyonu: Balon tedavisi
Vakalar
Y stent eşlikli kapalı anevrizma tedavisi
Vakalar
Bel fıtığı disk içi radyofrekans tedavisi sonucu
Fıtık Tedavisi
Boyun Fıtığı Tedavisinde Lazer Teknolojisi ve Anjiyografi
Fıtık Tedavisi
Basedow-Graves hastalığı ameliyatsız tedavi sonucu
Tiroid Hastalıkları
TAKE işlemi ile yok edilen karaciğer tümörü
Kanser Tedavisi
Ameliyatsız Paratiroid Adenomu Tedavisi Sonucu
Paratiroid Adenomu
Sol akciğer komşuğuna gizlenmiş paratiroid adenomu
Paratiroid Adenomu
Bağırsak dalak anevrizması embolizasyonu
Embolizasyon
Dev dalak damar anevrizması kaplı stent ile tedavisi
Stent
Böbrek damarı anevrizmasının akım yönlendirici stent ile tedavisi
Stent
Dev Karaciğer Hemanjiom Mikrodalga Ablasyon
Ablasyon
Nefrostomi
Vakalar
Kanamış Beyin Anevrizmasının Koil ile Tedavisi
Embolizasyon
Kanamış Beyin Damar Yumağı (AVM) Embolizasyon Tedavisi
Embolizasyon
Beyin Toplar Damar Stentleme