Fıtık patlaması, omurga disklerinin yırtılması veya yer değiştirmesi sonucu sinir dokularına baskı yapan ciddi bir durumdur. Genellikle bel veya boyun bölgesinde oluşur ve şiddetli ağrıya yol açar. Erken tanı ve uygun tedavi, kalıcı hasar riskini azaltmak açısından önemlidir.
Fıtık patlaması belirtileri arasında ani başlayan şiddetli sırt veya bel ağrısı, bacaklarda uyuşma, güçsüzlük ve hareket kısıtlılığı bulunur. Sinir sıkışması durumunda ağrı bacağa yayılabilir. Belirtilerin ciddiyeti, disk hasarının boyutuna ve etkilenen sinir köküne bağlıdır.
Fıtık patlaması tanı yöntemleri arasında manyetik rezonans görüntüleme (MR), bilgisayarlı tomografi (BT) ve fizik muayene yer alır. Görüntüleme yöntemleri, hasarlı diskin yerini ve basının derecesini belirlemede kritik öneme sahiptir. Erken teşhis, tedavi başarısını artırır.
Fıtık patlaması tedavi yöntemleri arasında istirahat, ilaç tedavisi, fizik tedavi ve cerrahi girişimler bulunur. Hafif vakalarda konservatif tedavi tercih edilirken, ileri derecede sinir basısı olan hastalarda cerrahi müdahale gerekli olabilir. Tedavi sonrası rehabilitasyon, iyileşme sürecini hızlandırır.
| Bilmeniz Gerekenler | Bilgi |
| Fıtık Patlaması Tanımı | Omurlar arasında bulunan disklerin iç kısmındaki jel kıvamındaki maddenin dışa doğru taşarak sinir dokularına baskı yapması durumudur; genellikle “ilerlemiş disk hernisi” anlamında kullanılır. |
| Oluşum Mekanizması | Diskin dış liflerinde (anulus fibrosus) yırtılma meydana gelir ve içteki yumuşak doku (nukleus pulposus) dışarı çıkarak sinirlere bası yapar. |
| En Sık Görülen Bölge | Bel (lomber) omurgada görülme oranı yüksektir; boyun (servikal) bölge de etkilenebilir. |
| Yaygın Sebepler | Travmalar, ağır kaldırma, yanlış duruş, ani hareketler, yaşa bağlı disk dejenerasyonu. |
| Belirtiler | Şiddetli bel veya boyun ağrısı, bacağa veya kola yayılan ağrı (siyatalji), uyuşma, karıncalanma, kas güçsüzlüğü. |
| Siyatik Ağrısı | Belden başlayıp kalça ve bacak boyunca yayılan, sinir basısına bağlı keskin veya yanıcı ağrı türüdür. |
| İleri Düzey Belirtiler | İdrar ve dışkı kontrolünün kaybı, ayakta düşme, bacaklarda ciddi güç kaybı gibi acil müdahale gerektiren nörolojik bulgular olabilir. |
| Tanı Yöntemleri | Fizik muayene, nörolojik değerlendirme, manyetik rezonans görüntüleme (MRG) en temel tanı yöntemidir. |
| MRG’nin Rolü | Disk yapısının, sinir basısının ve fıtığın seviyesinin net olarak görüntülenmesini sağlar. |
| Tedavi Seçenekleri | İlaç tedavisi, fizik tedavi, istirahat, enjeksiyonlar ve cerrahi müdahale. |
| İlaç Tedavisi | Ağrı kesiciler, kas gevşeticiler, antiinflamatuar ilaçlar ve sinir ağrısını azaltan ilaçlar kullanılabilir. |
| Fizik Tedavi | Egzersizler, sıcak/soğuk uygulamalar, elektrik stimülasyonu gibi yöntemlerle kas güçlendirme ve ağrı kontrolü hedeflenir. |
| Cerrahi Tedavi | Mikrocerrahi veya endoskopik diskektomi gibi yöntemlerle sinir üzerindeki baskının kaldırılması amaçlanır. |
| Ameliyat Endikasyonu | Konservatif tedavilere yanıt vermeyen, ciddi sinir basısı olan veya ilerleyici nörolojik kaybı bulunan hastalar için uygundur. |
| İyileşme Süreci | Cerrahi sonrası genellikle hızlı iyileşme gözlenir; ancak egzersiz ve fizik tedavi ile desteklenmesi önerilir. |
Fıtık Patlaması Nedir?
Fıtık patlaması, genellikle omurgadaki disklerin yırtılması veya içeriğinin dışarı sızmasıyla oluşur. Bu durum, sinir köklerine baskı yaparak ağrıya, his kaybına ve kas güçsüzlüğüne yol açabilir. Genellikle bel ve boyun bölgelerinde görülür. Tedavi, belirtilerin şiddetine göre fizik tedavi, ilaçlar veya cerrahi müdahale ile planlanır. Erken tanı ve uygun tedavi ile yaşam kalitesi korunabilir.
Vücudun Amortisörü Olan Disk Nedir ve Fıtık Nasıl Patlar?
Omurgamız, adeta bir tespih tanesi gibi üst üste dizilmiş omur kemiklerinden oluşur. Bu kemiklerin arasında, hem omurgaya esneklik kazandıran hem de yürürken, koşarken veya bir yük kaldırırken oluşan sarsıntıları emen özel yapılar bulunur. Bunlar “intervertebral disk” adını verdiğimiz yastıkçıklardır. Bu diskleri, bir arabanın süspansiyon sistemindeki amortisörler gibi düşünebilirsiniz; temel görevleri, omurgaya binen yükü emerek dengeli bir şekilde dağıtmaktır.
Her bir diskin iki ana bölümü vardır. Dış kısımda, “anulus fibrosus” adı verilen, soğan zarı gibi iç içe geçmiş sağlam liflerden oluşan bir katman bulunur. Bu katman, diskin bütünlüğünü korur ve içindeki değerli yapıyı çevreler. Merkezde ise “nukleus pulposus” denilen, büyük oranda sudan oluşan jel kıvamında bir çekirdek yer alır. Bu çekirdek, asıl yastıklama görevini üstlenir.
Peki, fıtık nasıl patlar? Süreç genellikle yaşla birlikte başlar. Zamanla, diskin merkezindeki jel yapı su içeriğini kaybeder, esnekliğini yitirir ve bir nevi “kurur”. Yastıklama kapasitesi azalan disk, dış katman üzerindeki baskıyı artırır. Zayıflayan bu dış katmanda önce küçük çatlaklar oluşur. Sonunda, ani bir hareket, ağır bir yük kaldırma veya bazen sadece ters bir bükülme ile bu yıpranmış katman tamamen yırtılır. İşte bu yırtıktan dışarı taşan jel yapı sinirlere baskı yaparak fıtık patlaması dediğimiz tabloyu oluşturur.
Fıtık Oluşumu İçin Risk Faktörleri Nelerdir?
Bazı durumlar ve yaşam tarzı alışkanlıkları, disklerin daha hızlı yıpranmasına ve fıtık riskinin artmasına neden olabilir. Bu risk faktörlerinden bazıları şunlardır:
- Genetik yatkınlık
- Aşırı kilo veya obezite
- Sigara kullanımı
- Hareketsiz yaşam tarzı
- Ağır yük kaldırmayı gerektiren meslekler
- Sürekli oturarak çalışmak
- Düşme veya trafik kazası gibi travmalar
- Yanlış duruş (postür) alışkanlıkları
Belde Fıtık Patlaması Belirtileri Nelerdir?
Bel fıtığı patlaması, en sık belin alt kısımlarındaki L4-L5 ve L5-S1 omurları arasında meydana gelir. Fıtığın hangi sinir köküne baskı yaptığına bağlı olarak belde fıtık patlaması belirtileri değişiklik gösterse de en sık karşılaşılan şikayetler vardır:
Klasik belirtiler şunları içerir:
- Kalçadan bacağa yayılan keskin ve yanıcı ağrı (siyatik)
- Bacakta, ayakta veya parmaklarda uyuşma
- İğnelenme veya karıncalanma hissi
- Etkilenen bacakta kas güçsüzlüğü
- Yürümede zorluk veya aksama
- Ayak bileğini veya başparmağı hareket ettirmede güçlük (düşük ayak)
- Öksürme veya hapşırma ile ağrının şiddetlenmesi
Boyun Fıtığı Patlaması Hangi Belirtilere Yol Açar?
Boyun fıtıkları, bel fıtıklarına göre daha az yaygın olsa da benzer şekilde şiddetli ağrılara neden olabilir. En sık C5-C6 ve C6-C7 seviyelerinde görülürler.
Boyun fıtığı patlamasının tipik belirtileri aşağıda sıralanmıştır:
- Boyundan omuza, kola ve ele yayılan ağrı
- Kollarda veya parmaklarda uyuşma ve karıncalanma
- Kolda veya elde güçsüzlük
- Nesneleri tutmada veya taşımada zorluk
- El becerilerinde azalma (düğme ilikleyememe gibi)
- Baş hareketleriyle artan ağrı
Eğer fıtık sinir köklerine ek olarak doğrudan omuriliğe baskı yaparsa, “miyelopati” adı verilen daha ciddi bir durum ortaya çıkabilir. Bu durumda yürüme güçlüğü, denge kaybı ve bacaklarda sertleşme gibi belirtiler de tabloya eklenir.
Radyolojik Açıdan Fıtık Patlaması Çeşitleri Nelerdir?
Bir radyolog, MR görüntülerini incelerken fıtığı farklı aşamalara ayırır. “Fıtık patlaması” genellikle bu sınıflandırmanın en ileri iki evresini tanımlamak için kullanılır. Görüntüleme raporlarında karşılaşabileceğiniz terimler şunlardır:
- Disk Kabarıklığı (Bulging): Diskin genel olarak hafifçe taşmasıdır, genellikle başlangıç seviyesi bir yıpranmadır.
- Fıtık (Protrüzyon): Diskin dış katmanının zayıflayıp cep yaptığı ancak henüz tam yırtılmadığı durumdur.
- Fıtık Patlaması (Ekstrüzyon): Diskin dış katmanının tamamen yırtıldığı ve içindeki jelin dışarıya taştığı durumdur. Bu halk arasında “patlamış fıtık” olarak bilinen tablodur.
- Serbest Parça (Sekestrasyon): Dışarı taşan fıtık parçasının ana diskten tamamen koparak omurilik kanalı içinde serbestçe hareket ettiği en ileri aşamadır.
Patlamış fıtık MR görüntüsü, bu aşamaları net bir şekilde göstererek sinir üzerindeki baskının boyutunu ve yerini belirlememize olanak tanır. Bu da doğru tedavi planını oluşturmak için kritik öneme sahiptir.
Patlamış Fıtık Ameliyat Edilmezse Ne Olur ve Cauda Equina Sendromu Nedir?
“Patlamış fıtık ameliyat edilmezse ne olur?” sorusu, hastaların en büyük endişelerinden biridir. Çoğu durumda vücut patlamış fıtığı bir yabancı cisim olarak algılar ve bağışıklık sistemi hücreleri zamanla bu parçayı küçültebilir veya tamamen eritebilir. Bu süreçte ameliyatsız tedavi yöntemleri ile ağrı kontrol altına alınarak hastanın iyileşmesi beklenebilir.
Ancak nadir de olsa, çok acil cerrahi müdahale gerektiren bir durum olan Cauda Equina Sendromu gelişebilir. Bu sendrom, beldeki çok büyük bir fıtığın omuriliğin bittiği yerden aşağıya at kuyruğu gibi inen sinir demetini aniden ve tamamen sıkıştırmasıyla oluşur. Bu kalıcı felç ve fonksiyon kayıplarını önlemek için saatler içinde müdahale edilmesi gereken bir nörolojik acil durumdur.
Cauda Equina Sendromu’nun alarm verici “kırmızı bayrak” belirtileri şunlardır:
- Her iki bacakta birden şiddetli ağrı ve ilerleyici güçsüzlük
- Makat ve cinsel organlar çevresinde (eyer bölgesi) yoğun uyuşma
- İdrar yapamama veya idrar kaçırma
- Dışkı kontrolünün kaybı
Bu belirtilerden herhangi birinin varlığı, derhal bir hastanenin acil servisine başvurmayı gerektirir.
Peki, Fıtık Patlaması Öldürür mü?
Hayır, fıtık patlaması öldürür mü sorusunun cevabı kesinlikle hayır’dır. Fıtık patlaması, kendi başına ölümcül bir durum değildir. Ancak yukarıda bahsedilen Cauda Equina Sendromu gibi acil durumlara yol açtığında, kalıcı nörolojik hasarlar (felç, idrar/gaita tutamama) bırakma riski taşır. Bu nedenle “kırmızı bayrak” belirtilerine karşı çok dikkatli olmak ve zamanında tıbbi yardım almak hayati önem taşır.
Fıtık Patlaması Tanısı İçin Hangi Yöntemler Kullanılır?
Doğru bir tedavi planı oluşturabilmek için öncelikle tanının net bir şekilde konulması gerekir. Bu süreç birkaç adımdan oluşur.
Öncelikle, hastanın şikayetleri detaylı bir şekilde dinlenir. Ağrının nerede başladığı, nereye yayıldığı, ne tür bir ağrı olduğu ve hangi hareketlerle arttığı gibi bilgiler çok değerlidir. Ardından yapılan kapsamlı bir nörolojik muayene ile kas gücü, refleksler ve duyu kayıpları değerlendirilir. Düz Bacak Kaldırma gibi özel testler, sinir sıkışması hakkında önemli ipuçları verir.
Bu klinik değerlendirmenin ardından, tanıyı kesinleştirmek için görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Manyetik Rezonans (MR), fıtık tanısında altın standarttır. Diskleri, sinirleri ve omuriliği çok detaylı bir şekilde göstererek fıtığın tipini, yerini ve sinire olan baskısını net bir şekilde ortaya koyar. MR çekilemeyen durumlarda ise Bilgisayarlı Tomografi (BT) veya BT Miyelografi gibi alternatif yöntemler kullanılabilir. Burada en önemli nokta, görüntüleme bulgularının hastanın şikayetleriyle örtüşmesidir. Çünkü şikayeti olmayan birçok kişide de MR’da fıtık görülebilir. Tedavinin başarısı, ağrıya neden olan asıl fıtığı hedeflemeye bağlıdır.
Patlayan Fıtık Ameliyatsız İyileşir mi ve Hangi Tedavi Yöntemleri Uygulanır?
Evet, “patlayan fıtık iyileşir mi?” sorusunun cevabı çoğu zaman olumludur. Özellikle patlayan fıtık ameliyatsız iyileşir mi diye merak eden hastalar için iyi haber şudur ki vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizmaları ve modern ameliyatsız tedavi yöntemleri sayesinde cerrahiye gerek kalmadan iyileşmek mümkündür.
Tedavideki temel amaç fıtığın sinir üzerinde yarattığı baskı ve enflamasyonu (kimyasal yangı) azaltarak ağrıyı kontrol altına almak ve vücuda kendini onarması için zaman tanımaktır. Bu noktada Girişimsel Radyoloji uzmanlarının uyguladığı minimal invaziv, yani “nokta atışı” tedaviler devreye girer.
- Epidural Steroid Enjeksiyonları (Nokta Atışı Yangı Tedavisi)
Fıtık patladığında, sinire sadece mekanik olarak basmakla kalmaz, aynı zamanda içinden sızan kimyasallar nedeniyle o bölgede şiddetli bir kimyasal yangı başlatır. Ağrının asıl sebebi çoğu zaman bu yangıdır. Epidural enjeksiyon, bu yangıyı söndürmek için güçlü bir anti-enflamatuar ilacın (kortizon) görüntüleme (floroskopi veya tomografi) eşliğinde doğrudan fıtığın sinire temas ettiği noktaya enjekte edilmesi işlemidir. Bu işlem ilacın tam hedefe ulaşmasını sağlayarak etkinliği artırır ve yan etkileri en aza indirir. Bu yöntem hastaların önemli bir bölümünde ağrıyı aylarca kontrol altına alarak cerrahiden kaçınma imkanı sunar.
- Seçici Sinir Kökü Blokajı (Teşhis ve Tedavi Bir Arada)
Bazen bir hastanın MR’ında birden fazla fıtık olabilir. Bu durumda ağrının asıl kaynağının hangi fıtık olduğunu anlamak zorlaşır. İşte burada Seçici Sinir Kökü Blokajı devreye girer. Görüntüleme eşliğinde, sadece şüphelenilen sinir kökünün etrafına çok az miktarda lokal anestezik enjekte edilir. Eğer hastanın ağrısı bu işlemle geçici olarak kaybolursa, doğru seviyenin bulunduğundan emin olunur. Bu bilgi, hem cerrahi planlaması hem de tedavi edici enjeksiyonların doğru yere yapılması için paha biçilmezdir. Teşhis kesinleştikten sonra aynı noktaya steroid enjeksiyonu yapılarak tedavi edici etki de sağlanabilir.
- Faset Eklem Ağrıları İçin Radyofrekans Ablasyon (Sinir Yakma)
Disklerdeki yıpranma, omurganın arkasındaki küçük eklemler olan faset eklemlere binen yükü artırır. Bu durum zamanla bu eklemlerde kireçlenmeye ve fıtık ağrısından bağımsız, kronik bir bel veya boyun ağrısına yol açabilir. Eğer ağrının bu eklemlerden kaynaklandığı düşünülüyorsa, öncelikle bu eklemlerin ağrı sinirleri (medial dallar) üzerine yapılan tanısal bir enjeksiyonla durum teyit edilir. Tanı kesinleştiğinde, Radyofrekans Ablasyon adı verilen bir yöntemle bu ağrı sinirleri, kontrollü bir ısı enerjisi kullanılarak uzun süreli olarak etkisiz hale getirilir. Bu işlem sinirin ağrı sinyalini beyne iletmesini engelleyerek 6 ila 18 ay sürebilen bir rahatlama sağlar.
- Lazer veya Radyofrekans ile Fıtık Küçültme (Perkütan Disk Dekompresyonu)
Bu yöntemler henüz “patlamamış” ama sinire baskı yapan, dış katmanı sağlam fıtıklar için bir seçenektir. Amaç diskin içine görüntüleme eşliğinde ince bir iğne ile girerek merkezdeki dokunun bir kısmını lazer enerjisiyle buharlaştırmak veya radyofrekans enerjisiyle eriterek disk içindeki basıncı düşürmektir. Basınç düşünce, fıtığın sinir üzerindeki baskısı da azalır. Ancak bu yöntemler sadece çok dikkatli seçilmiş, küçük ve patlamamış fıtıklarda etkilidir. Patlamış veya parçası kopmuş fıtıklarda bir faydası yoktur ve bu nedenle uygulama alanı oldukça kısıtlıdır.
Fıtık Patlamasında Cerrahi Tedavi Ne Zaman Gerekli Hale Gelir?
Ameliyatsız tedavi yöntemlerinin amacı, mümkün olan en fazla sayıda hastayı cerrahiden korumaktır. Ancak bazı durumlar cerrahiyi kaçınılmaz hale getirir.
Cerrahi gerektiren durumlar şunlardır:
- Cauda Equina Sendromu’nun varlığı (acil cerrahi)
- İlerleyici ve ciddiye giden kas gücü kaybı (düşük ayak gibi)
- Boyunda omurilik basısı (miyelopati) bulguları
- Uygulanan ameliyatsız tedavilere rağmen 6-8 hafta içinde yanıt alınamayan ve hastanın yaşam kalitesini bozan dayanılmaz ağrı
Bu durumlarda amaç sinir üzerindeki baskıyı cerrahi olarak ortadan kaldırarak kalıcı hasarı önlemek ve ağrıyı dindirmektir. Günümüzde bu ameliyatlar, genellikle mikrocerrahi gibi minimal invaziv tekniklerle, küçük kesilerden yapılarak hastanın daha hızlı iyileşmesi sağlanmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Fıtık patlaması hangi durumlarda ortaya çıkar?
Fıtık patlaması, omurgadaki disklerin yapısının bozulup dışarı taşmasıyla oluşur. Genellikle ağır kaldırma, ani hareketler veya uzun süreli yanlış duruş gibi nedenlerle tetiklenir.
Fıtık patlaması en çok kimlerde görülür?
Orta yaş ve üzerindeki bireylerde, fazla kilo taşıyanlarda, ağır iş yapanlarda ve uzun süre masa başında oturanlarda fıtık patlaması riski daha yüksektir.
Hamilelikte fıtık patlaması riski artar mı?
Hamilelikte artan vücut ağırlığı ve bel bölgesine binen yük nedeniyle fıtık patlaması riski yükselebilir. Düzenli egzersiz ve doğru duruş alışkanlıkları bu riski azaltır.
Fıtık patlaması bacaklarda nasıl şikayetlere yol açar?
Patlayan fıtık sinirlere baskı yaparak bacaklarda uyuşma, güçsüzlük, yanma ve karıncalanma gibi şikayetlere neden olabilir. Şiddetli vakalarda yürüme güçlüğü ortaya çıkabilir.
Fıtık patlaması ilerlerse hangi komplikasyonlara neden olabilir?
Tedavi edilmeyen fıtık patlaması kalıcı sinir hasarı, idrar ve dışkı kontrolünde sorunlar, hatta kalıcı yürüme bozukluklarına yol açabilecek ciddi komplikasyonlara sebep olabilir.
Fıtık patlamasında ameliyat her zaman gerekli midir?
Her fıtık patlaması vakasında ameliyat gerekmez. Hafif ve orta düzey şikayetler fizik tedavi, ilaç ve yaşam tarzı değişiklikleri ile kontrol altına alınabilir. Ameliyat ağır vakalarda tercih edilir.
Fıtık patlaması sonrası iyileşme süreci ne kadar sürer?
İyileşme süresi, tedavi yöntemine ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişir. İlaç ve fizik tedavi gören hastalarda birkaç hafta içinde iyileşme sağlanabilirken, ameliyat sonrası bu süreç birkaç ay sürebilir.
Fıtık patlaması geçiren bir kişi nelere dikkat etmelidir?
Hastalar ağır kaldırmaktan, uzun süre oturmaktan ve ani hareketlerden kaçınmalıdır. Düzenli egzersiz, kilo kontrolü ve doğru duruş alışkanlıkları iyileşme sürecini hızlandırır.
Fıtık patlaması tekrarlama riski taşır mı?
Evet, özellikle yaşam tarzı değişiklikleri yapılmazsa veya omurgaya aşırı yük bindiren işler devam ederse fıtık patlaması tekrarlayabilir. Düzenli egzersiz ve koruyucu önlemler önemlidir.
Fıtık patlaması psikolojik olarak hastaları nasıl etkiler?
Sürekli ağrı, hareket kısıtlılığı ve yaşam kalitesinde azalma, hastalarda stres, kaygı ve depresyon gibi psikolojik sorunlara yol açabilir. Psikolojik destek, tedavi sürecine olumlu katkı sağlar.

Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez, minimal invaziv damar içi tedavilere odaklanan, Türkiye’nin önde gelen girişimsel radyoloji ve nöroradyoloji uzmanlarından biridir. Anevrizma ve inme tedavileri, embolizasyon işlemleri, tiroid ve paratiroid hastalıklarının ameliyatsız tedavileri, girişimsel onkoloji ve periferik damar girişimleri başlıca uzmanlık alanları arasındadır. Halen İstanbul Memorial Göztepe Hastanesi Girişimsel Radyoloji ve Nöroradyoloji Bölümü Sorumlusu olarak görev yapmaktadır.
1997 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olan Prof. Dr. Kılıçkesmez, 2012–2013 yıllarında Londra Guy’s & St Thomas’ ve King’s College Hospital’da “Clinical Fellow” olarak girişimsel radyoloji ve onkoloji alanında ileri eğitim almıştır. 2020 yılında profesör unvanını almış, aynı yıl SBÜ Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Girişimsel Radyoloji Kurucu Hekimi olmuştur. Ayrıca EBIR (European Board of Interventional Radiology) sertifikasına sahiptir.
Prof. Dr. Kılıçkesmez’in 94 uluslararası, 40 ulusal makalesi ve 2500’ün üzerinde atıfı bulunmaktadır. American Journal of Roentgenology (AJR) ve Diagnostic & Interventional Radiology gibi prestijli dergilerde hakemlik yapmaktadır. Klinik ve akademik deneyimiyle inme tedavisi, beyin anevrizması, embolizasyon, tümör ablasyonu ve tiroid/paratiroid hastalıklarının minimal invaziv tedavileri konularında ulusal ve uluslararası alanda referans gösterilen bir isimdir.

Vaka Örnekleri
Santral ven oklüzyonu: Balon tedavisi
Vakalar
Y stent eşlikli kapalı anevrizma tedavisi
Vakalar
Bel fıtığı disk içi radyofrekans tedavisi sonucu
Fıtık Tedavisi
Boyun Fıtığı Tedavisinde Lazer Teknolojisi ve Anjiyografi
Fıtık Tedavisi
Basedow-Graves hastalığı ameliyatsız tedavi sonucu
Tiroid Hastalıkları
TAKE işlemi ile yok edilen karaciğer tümörü
Kanser Tedavisi
Ameliyatsız Paratiroid Adenomu Tedavisi Sonucu
Paratiroid Adenomu
Sol akciğer komşuğuna gizlenmiş paratiroid adenomu
Paratiroid Adenomu
Bağırsak dalak anevrizması embolizasyonu
Embolizasyon
Dev dalak damar anevrizması kaplı stent ile tedavisi
Stent
Böbrek damarı anevrizmasının akım yönlendirici stent ile tedavisi
Stent
Dev Karaciğer Hemanjiom Mikrodalga Ablasyon
Ablasyon
Nefrostomi
Vakalar
Kanamış Beyin Anevrizmasının Koil ile Tedavisi
Embolizasyon
Kanamış Beyin Damar Yumağı (AVM) Embolizasyon Tedavisi
Embolizasyon
Beyin Toplar Damar Stentleme