Damar tıkanıklığı, damar lümeninde pıhtı, plak veya başka bir engelleyici yapı nedeniyle kan akışının yavaşlaması veya durmasıdır. Oksijenlenme azaldığında dokuda iskemik hasar gelişir.
Damar tıkanıklığı nedenleri arasında ateroskleroz, tromboz, emboli, damar iltihapları ve travmalar yer alır. Risk faktörleri arasında sigara, hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol bulunur.
Damar tıkanıklığı belirtileri, etkilenen damara göre değişir. Bacakta ağrı, soğukluk, solukluk, uyuşma; kalpte göğüs ağrısı; beyinde felç bulguları görülebilir.
Damar tıkanıklığı tedavisi, pıhtı çözücü ilaçlar, anjiyoplasti, stentleme veya cerrahi bypass yöntemleri ile yapılır. Yaşam tarzı değişiklikleri ve risk faktörü kontrolü önemlidir.
Prof. Dr. Özgür KILIÇKESMEZ
Girişimsel Radyoloji / Girişimsel Nöroradyoloji
Damar Tıkanıklığı Nedir?

Damar tıkanıklığı, atardamar veya toplardamar içinde kan akışının kısmen ya da tamamen engellenmesi durumudur. Genellikle damar duvarlarında biriken yağ, kolesterol ve diğer maddelerden oluşan plaklar nedeniyle gelişir. Kalp krizi, inme ve organ hasarına yol açabilir.
Damar Tıkanıklığı Çeşitleri Nelerdir?
Damar tıkanıklığı, kanın damarlarda serbestçe akamaması sonucu oluşur ve tıkanıklığın yeri, nedeni ve türüne göre farklı sınıflandırmalara ayrılır. İşte yaygın damar tıkanıklığı çeşitleri:
- Arter Tıkanıklığı: Atardamarlarda meydana gelir; genellikle ateroskleroz (damar sertliği) nedeniyle oluşur.
- Venöz Tıkanıklık: Toplardamarlarda oluşur; genellikle pıhtılaşma sonucu gelişir.
- Koroner Arter Tıkanıklığı: Kalbi besleyen damarlarda meydana gelir; kalp krizine neden olabilir.
- Serebral Arter Tıkanıklığı: Beyin damarlarının tıkanmasıyla oluşur; inme riskini artırır.
- Periferik Arter Tıkanıklığı: Kol veya bacak gibi vücudun uç bölgelerindeki damarlarda görülür.
- Pulmoner Emboli: Akciğer damarlarında ani tıkanıklık oluşur; genellikle bacaklardan gelen pıhtılarla meydana gelir.
- Renal Arter Tıkanıklığı: Böbrek damarlarında oluşan tıkanıklık, böbrek fonksiyonlarını olumsuz etkiler.
- Retinal Arter Tıkanıklığı: Göz damarlarının tıkanmasıyla ani görme kaybına yol açabilir.
Erken tanı ve tedavi, damar tıkanıklığına bağlı ciddi sağlık sorunlarının önlenmesinde kritik öneme sahiptir.
Damar Tıkanıklığının Gelişim Süreci
Vücuttaki damarlar, çeşitli faktörler nedeniyle tıkanabilir. En yaygın tıkanıklık nedenleri arasında ateroskleroz ve damar içi pıhtılaşma bulunur. Ateroskleroz, damar çeperlerinde yağ ve kolesterol birikimi ile bilinir. Bu birikimler zamanla sertleşir ve damarların daralmasına yol açar.
Damar duvarlarının bu değişimi, kan akışını ciddi şekilde kısıtlar. Bu süreçte iltihabi reaksiyonlar da plakların büyümesine katkıda bulunur. Özellikle kalp ve beyin damarlarında görülen bu durum, ciddi sağlık sorunlarına sebep olabilir.
Damar içi pıhtılaşma ise genellikle Virchow üçlüsü denilen üç faktörün birleşimiyle meydana gelir:
- Damar hasarı
- Kanın bir bölgede birikmesi
- Pıhtılaşmaya yatkınlık
Bu faktörler damar içinde pıhtı oluşumunu tetikler ve kan akımını engelleyerek damar tıkanıklığına yol açar. Oluşan pıhtılar, parçalandığında vücudun farklı bölgelerine taşınabilir ve küçük damarlarda yeni tıkanıklıklar oluşturabilir.
Özellikle bacaklarda görülen derin ven trombozu ve akciğer embolisi gibi ciddi durumlar bu süreçten kaynaklanır. Damar tıkanıklığı, organlara yeterli kanın ulaşmaması ve bu organların işlevlerinin bozulmasıyla sonuçlanır.
Damar Tıkanıklığının Çeşitli Nedenleri
Damar tıkanıklığı, çok çeşitli etkenlerle meydana gelir. Öncelikle, ateroskleroz nedeniyle damar içindeki plak birikintileri artar. Plakların hasar görmesi tromboz olarak bilinen pıhtılaşma sürecini tetikler. Bu süreçte, damarlar daralır ve kan akışı zorlaşır.
Özellikle bacaklardaki toplardamarlarda, uzun süre hareketsiz kalmak kanın birikmesine ve pıhtılaşmaya sebep olabilir. Bunun yanı sıra, vücuttaki pıhtılaşmaya yatkınlık artışı da damar tıkanıklığı riskini artırır.
- Emboli: Kalp veya damarlardaki pıhtılar, kalp ritminin etkisiyle yerinden ayrılabilir. Bu pıhtılar, kan dolaşımıyla taşınarak küçük damarları tıkayabilir.
- Vaskülit: Romatolojik ve otoimmün hastalıklar, damar duvarının iltihaplanmasına neden olur. Bu iltihaplanma sonucunda damar lümeni daralabilir veya tamamen tıkanabilir.
- Dış baskılar: Kemik, kas veya bağ dokusu çıkıntıları, apseler veya tümörler damar çeperine baskı yaparak tıkanıklığa neden olabilir.
- Kanama: Yaralanmalar sonucu damar çeperinde veya çevresinde kanama meydana gelirse, oluşan baskı damarın tıkanmasına yol açabilir.
- Kanser: Damar dokusundaki hücrelerde kanser gelişimi veya kan hücrelerinin aşırı çoğalması damar tıkanıklıklarına neden olabilir.
- Enfeksiyonlar: Damar cidarını etkileyen mikroorganizmalar, iltihabi reaksiyonlarla damar içi pıhtılaşmayı tetikleyerek tıkanıklık oluşturabilir.
Bu etkenler, damar sağlığını olumsuz etkileyerek çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Damar tıkanıklığına müdahale etmek, etkilenen organlara kan akışını yeniden sağlamayı hedefler.
Damar Tıkanıklığı Belirtileri Nelerdir?
Damar tıkanıklığı, çeşitli organ ve dokularda belirgin semptomlar yaratır. Bu belirtiler, etkilenen damarın konumuna ve ilgili organın işlevine göre farklılık gösterir. Özellikle kalp, beyin ve periferik damarlar bu süreçten etkilenir. Söz konusu belirtiler şunlardır:
- Göğüs bölgesinde meydana gelen ağrılar, kalp damarlarının etkilenmesiyle ortaya çıkar.
- Etkilenen organlarda hissizlik veya güçsüzlük hissi görülebilir.
Bu belirtilerin yanı sıra:
- Ciltte solgunluk ve kıllarda dökülme atardamarların tıkanıklığını işaret eder.
- Toplardamar tıkanıklıklarında ise:
- Ciltte kızarıklık
- Sıcaklıkta artış
- Cildin parlak bir görünüm kazanması
- Bacaklarda şişlik veya ödem
Diğer genel belirtiler arasında çarpıntı, nefes darlığı ve öksürük bulunur. Nörolojik semptomlar olarak konuşma güçlüğü, denge ve görme kaybı da damar tıkanıklığına işaret edebilir. Bu tür belirtiler, ilerleyen durumların habercisi olabilir ve medikal müdahaleyi zorunlu kılar.
Damar Tıkanıklığı Nerelerde Olur?
Damar tıkanıklığı, vücudun birçok bölgesinde meydana gelebilir ve bulunduğu yere göre farklı sağlık sorunlarına yol açar. En sık karşılaşılan tıkanıklık bölgeleri şunlardır:
- Koroner Damarlar: Kalbe giden damarlarda tıkanıklık kalp krizine yol açabilir.
- Karotis (Boyun) Damarları: Beyne giden damarlarda tıkanıklık inme riskini artırır.
- Bacak Damarları (Periferik Arterler): Yürürken ağrıya, uyuşmaya ve ciddi vakalarda kangrene neden olabilir.
- Böbrek Damarları: Yüksek tansiyon ve böbrek fonksiyon kaybı görülebilir.
- Beyin Damarları: Felç ve bilinç kaybı gibi nörolojik sorunlara neden olabilir.
Anjiyografi İle Damar Tıkanıklığı Tedavisi
- toplar damar tıkanıklığı açma
Günümüz tıbbında, damar tıkanıklığına yönelik en etkin çözümlerden biri anjiyografidir. Bu yöntem sayesinde, hasta için cerrahi bir müdahale gerekmeden tedavi sağlanabilmekte ve hasta genellikle aynı gün içerisinde taburcu edilebilmektedir.
Tedavi süreci, damar içindeki tıkanıklığın boyutuna ve yerine göre farklılık gösterir. Eğer daralma söz konusuysa, müdahale genellikle daha basit ve hızlıdır. Ancak tam bir tıkanıklık varsa, işlem daha zorlu bir hal alabilir. Anjiyografi tedavi yöntemleri arasında kullanılan başlıca malzemeler şunlardır:
- Balon
- İlaçlı balon
- Stent
- İlaçlı stent
- Damar tıraşlama yöntemi
Bu malzemelerle yapılan müdahaleler, damarın yeniden açılmasını sağlar ve böylece kan akışı normale döner. Tedavi sonrasında, özellikle bacaklarda yürüme sırasında hissedilen ağrıların büyük oranda azaldığı veya tamamen ortadan kalktığı gözlemlenir.
Ayak yaraları için yapılan tedavilerde ise, yara iyileşme süreci daha uzun sürebilir. Bu tedavi yöntemi, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırırken, tekrarlanma ihtimali ile esnek bir çözüm sunar.
Damar Tıkanıklığı Önleme Yöntemleri
Hastalık gelişimini engellemek için yaşam tarzında önemli değişiklikler yapmak büyük önem taşır. Sağlıklı bir diyet programı benimsemek, kalp ve damar sağlığını korumak adına atılacak ilk adımlardan biridir. Özellikle yağ ve kolesterol oranı yüksek yiyeceklerin tüketimi azaltılmalıdır.
Ayrıca, düzenli fiziksel aktivite damar sağlığı için vazgeçilmezdir. Bu aktiviteler, kan dolaşımını hızlandırır ve damar tıkanıklığı riskini azaltır. Hareketsiz yaşam tarzı, damar sağlığına zararlıdır. Bunun yanında, zararlı alışkanlıklardan uzak durmak gerekir; sigara ve alkol tüketimi kesilmelidir.
- Yeterli ve dengeli beslenme sağlanmalıdır.
- Hazır gıdalar ve yüksek yağ içerikli ürünlerin tüketimi sınırlandırılmalıdır.
- Egzersiz rutinleri düzenli olarak uygulanmalıdır.
- Sigara ve alkol tüketiminden kaçınılmalıdır.
Stres yönetimi, genel sağlık durumunu korumak ve geliştirmek için de kritik bir öneme sahiptir. Çeşitli rahatlama teknikleri ve hobiler, stres seviyelerini kontrol altına almak için kullanılabilir. Profesyonel destek almak da faydalı olabilir.
Ayrıca, uzun süreli oturma veya ayakta kalma gerektiren durumlarda, düzenli aralıklarla bacakları hareket ettirmek önemlidir. Bu, kan dolaşımını artırarak damar tıkanıklığı riskini azaltır. Bu yöntemler, damar tıkanıklığını önlemede etkili bir strateji oluşturur.
Anjiyo Tanımı ve Kullanım Alanları
Anjiyo, kalp ve damar sağlığını değerlendiren önemli bir tıbbi işlemdir. Bu prosedür, özellikle koroner arterlerdeki daralmaları ve tıkanıklıkları belirlemekte kullanılır. İşlem sırasında, damar içine bir kateter yerleştirilir ve kontrast madde enjekte edilerek damarların görüntülenmesi sağlanır. Bu sayede:
- Damarların tıkanıklık yüzdesi,
- Tıkanıklığın anatomik yeri,
- Tıkanıklığın derecesi gibi kritik bilgiler elde edilir.
Bu bilgiler doğrultusunda, eğer gerekliyse, tedavi amaçlı balon anjiyoplasti veya stent yerleştirme işlemleri de gerçekleştirilir. Dolayısıyla anjiyo hem teşhis hem de çeşitli kalp hastalıklarının tedavisinde etkin bir yöntem olarak kabul edilir. Bu özellikleriyle anjiyo, kalp krizi gibi acil durumlarında da hayati bir rol oynar.
Anjiyo Uygulama Adımları
Anjiyo işlemi, çeşitli vücut bölgelerinden başlayabilir. İlk olarak, hasta tam steril bir ortamda hazırlanır. Lokal anestezikler ile işlem yapılacak bölge uyuşur böylece hasta ağrı hissetmez. Kasık, kol veya el bileği damarlarından biri seçilir.
Seçim, damarların durumuna ve hastanın fiziksel özelliklerine göre yapılır. İşlem esnasında, bir kateter vasıtasıyla kalbe kadar ilerlenir. Bu süreçte, radyoopak madde damara enjekte edilir ve kısa süreli bir sıcaklık hissi oluşur.
İşlem sırasında alınan önlemler:
- Damar seçimi: Kasık, kol veya el bileği.
- Anestezi: Lokal uyuşturma.
- Kateter yerleştirme: Kalbe ilerletilir.
Hastadan alınan basınç ve kan örnekleri ile kalp ve damar yapısı detaylıca incelenir. İşlem sonrası, küçük bir kesik üzerinden kateter çıkarılır ve işlem yapılan bölge minimal iz ile kapanır. Hastaya bileklik benzeri bir materyal takılır ve taburcu olurken çıkarılır, işlem bölgesi özenle bandajlanır. Bu süreç, hastanın en kısa sürede normal yaşantısına dönmesini sağlar.
Anjiyografiye Karar Verme Süreci
Anjiyografi uygulamasına karar verilirken, çeşitli faktörler dikkate alınır. Örneğin bacak damar tıkanıklıklarında şiddetli yürüme kısıtlılığı, bacakta morluk, soğukluk ya da parmak-topuk yarası gibi bulgular araştırılır.
Ayrıca yapılan Dopplerde, BT ya da MR anjiyoda tıkalı olan ve açılması gerekenler tespit edilir.
Semptomlar gözlenmese bile, yapılan diğer testler sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda anjiyografi yapılabilir. İşlemin uygulanmasına yönlendiren durumlar şunlardır:
Bu durumlar, hastanın mevcut sağlık durumunun anlaşılmasında ve uygun tedavi yöntemlerinin belirlenmesinde önemli rol oynar.
Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi Yorumları
Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez'in yorumları için Google Maps ya da Doktortakvimi'ne göz atabilirsiniz.
Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi Fiyatları Ne Kadar ?
Güncel Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi fiyatları hakkında detaylı bilgi almak için doktorunuzla iletişime geçmeniz gerekmektedir.
Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi Yapan Doktorlar & Hastaneler
Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi Türkiye'de girişimsel radyoloji doktorları tarafından uygun alt yapıya sahip özel hastanelerde ve devlet hastanelerinde yapılmaktadır.
Sıkça sorulan sorular
Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi hangi hastalarda uygulanabilir?
Ameliyatsız damar tıkanıklığı tedavisi, uygun damar yapısına sahip ve girişimsel yöntemlerden fayda görebilecek hastalarda uygulanabilir. Tedavi kararı tıkanıklığın yeri, derecesi ve hastanın genel sağlık durumuna göre verilir.
Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi hangi yöntemlerle gerçekleştirilir?
Tedavide balon anjiyoplasti, stent uygulaması, aterektomi ve pıhtı çözücü girişimler gibi minimal invaziv yöntemler kullanılabilir. Seçilecek teknik damar yapısına ve tıkanıklığın özelliklerine göre belirlenir.
Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi sonrasında hastanede kalış süresi ne kadardır?
Birçok girişimsel damar tedavisi günübirlik veya kısa süreli hastane yatışı ile tamamlanabilir. Taburculuk süresi işlemin kapsamına, tedavi edilen damara ve hastanın genel durumuna göre değişebilir.
Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi açık ameliyata göre hangi avantajları sunar?
Bu yöntemler genellikle büyük kesi gerektirmez, daha az ağrı oluşturabilir ve iyileşme süresini kısaltabilir. Uygun hastalarda günlük yaşama daha hızlı dönüş ve daha kısa hastane yatışı önemli avantajlar sağlayabilir.
Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi sonrasında damar tekrar tıkanabilir mi?
Başarılı tedaviye rağmen zaman içinde yeniden daralma veya tıkanıklık gelişebilir. Düzenli kontroller, ilaç tedavisine uyum ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları bu riskin azaltılmasına katkı sağlayabilir.
Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi öncesinde hangi tetkikler yapılmalıdır?
Tedavi öncesinde Doppler ultrason, bilgisayarlı tomografi anjiyografi, MR anjiyografi veya klasik anjiyografi gibi görüntüleme yöntemleriyle damar yapısı ayrıntılı olarak değerlendirilir.
Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi sonrasında nelere dikkat edilmelidir?
Doktorun önerdiği ilaçların düzenli kullanılması, sigaranın bırakılması, düzenli yürüyüş yapılması, sağlıklı beslenilmesi ve kontrol randevularının aksatılmaması tedavi başarısını destekler.
Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi kimler için uygun olmayabilir?
İleri derecede yaygın damar hastalığı, bazı tam tıkanıklıklar veya girişimsel işlem açısından yüksek risk taşıyan hastalarda farklı tedavi seçenekleri değerlendirilebilir. Karar uzman değerlendirmesiyle verilir.
Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi sonrasında günlük yaşama ne zaman dönülebilir?
Hastaların çoğu birkaç gün içinde normal günlük aktivitelerine dönebilir. Ağır fiziksel aktiviteler ve yoğun egzersizler ise doktorun önerdiği süre boyunca ertelenmelidir.
Ameliyatsız Damar Tıkanıklığı Tedavisi hangi belirtileri olan hastalarda değerlendirilmelidir?
Yürürken bacak ağrısı, ayakta iyileşmeyen yaralar, ayaklarda soğukluk, uyuşma veya renk değişikliği gibi belirtiler varsa damar tıkanıklığı açısından kalp ve damar cerrahisi ya da girişimsel radyoloji uzmanına başvurulmalıdır.

Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez, minimal invaziv damar içi tedavilere odaklanan, Türkiye’nin önde gelen girişimsel radyoloji ve nöroradyoloji uzmanlarından biridir. Anevrizma ve inme tedavileri, embolizasyon işlemleri, tiroid ve paratiroid hastalıklarının ameliyatsız tedavileri, girişimsel onkoloji ve periferik damar girişimleri başlıca uzmanlık alanları arasındadır. Halen İstanbul Memorial Göztepe Hastanesi Girişimsel Radyoloji ve Nöroradyoloji Bölümü Sorumlusu olarak görev yapmaktadır.
1997 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olan Prof. Dr. Kılıçkesmez, 2012–2013 yıllarında Londra Guy’s & St Thomas’ ve King’s College Hospital’da “Clinical Fellow” olarak girişimsel radyoloji ve onkoloji alanında ileri eğitim almıştır. 2020 yılında profesör unvanını almış, aynı yıl SBÜ Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Girişimsel Radyoloji Kurucu Hekimi olmuştur. Ayrıca EBIR (European Board of Interventional Radiology) sertifikasına sahiptir.
Prof. Dr. Kılıçkesmez’in 94 uluslararası, 40 ulusal makalesi ve 2500’ün üzerinde atıfı bulunmaktadır. American Journal of Roentgenology (AJR) ve Diagnostic & Interventional Radiology gibi prestijli dergilerde hakemlik yapmaktadır. Klinik ve akademik deneyimiyle inme tedavisi, beyin anevrizması, embolizasyon, tümör ablasyonu ve tiroid/paratiroid hastalıklarının minimal invaziv tedavileri konularında ulusal ve uluslararası alanda referans gösterilen bir isimdir.


Vaka Örnekleri
Santral ven oklüzyonu: Balon tedavisi
Vakalar
Y stent eşlikli kapalı anevrizma tedavisi
Vakalar
Bel fıtığı disk içi radyofrekans tedavisi sonucu
Fıtık Tedavisi
Boyun Fıtığı Tedavisinde Lazer Teknolojisi ve Anjiyografi
Fıtık Tedavisi
Basedow-Graves hastalığı ameliyatsız tedavi sonucu
Tiroid Hastalıkları
TAKE işlemi ile yok edilen karaciğer tümörü
Kanser Tedavisi
Ameliyatsız Paratiroid Adenomu Tedavisi Sonucu
Paratiroid Adenomu
Sol akciğer komşuğuna gizlenmiş paratiroid adenomu
Paratiroid Adenomu
Bağırsak dalak anevrizması embolizasyonu
Embolizasyon
Dev dalak damar anevrizması kaplı stent ile tedavisi
Stent
Böbrek damarı anevrizmasının akım yönlendirici stent ile tedavisi
Stent
Dev Karaciğer Hemanjiom Mikrodalga Ablasyon
Ablasyon
Nefrostomi
Vakalar
Kanamış Beyin Anevrizmasının Koil ile Tedavisi
Embolizasyon
Kanamış Beyin Damar Yumağı (AVM) Embolizasyon Tedavisi
Embolizasyon
Beyin Toplar Damar Stentleme