Ses kısıklığı ve yutma güçlüğü, tiroid bezi hastalıklarının önemli belirtileri arasında yer alabilir. Tiroid bezinin büyümesi veya nodül oluşumu, çevredeki sinir ve kaslara baskı yaparak bu semptomlara yol açabilir. Erken tanı, tedavi başarısını artırır.
Tiroid nodüllerinin neden olduğu ses kısıklığı ve yutma güçlüğü, nodülün boyutuna ve yerleşimine bağlı olarak değişir. Büyüyen nodüller ses tellerini kontrol eden sinirlere bası yaparak ses tonunda değişiklik ve disfajiye yol açabilir. Bu durumda uzman değerlendirmesi şarttır.
Guatr kaynaklı ses kısıklığı ve yutma güçlüğü, tiroid dokusunun büyüyerek yemek borusu ve gırtlak çevresinde mekanik bası oluşturmasıyla gelişir. Genişleyen tiroid bezi, nefes darlığı ve boğazda dolgunluk hissi gibi ek semptomlara da sebep olabilir.
Tiroid iltihaplanmaları veya subakut tiroidit, doku şişliği ve hassasiyetle birlikte ses kısıklığı ve yutma güçlüğü yapabilir. Bu durumlarda laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemleriyle kesin tanı konularak uygun medikal tedavi veya cerrahi planlama yapılır.
Prof. Dr. Özgür KILIÇKESMEZ
Girişimsel Radyoloji / Girişimsel Nöroradyoloji
Boğuk Ses ve Tiroid Bozuklukları Arasındaki Bağlantı Nedir?
Tiroid bezi ses telleri ve laringeal sinir ile yakın konumda olduğundan tiroid bozuklukları ses kısıklığına yol açabilir. Bu ilişki nedeniyle hem iyi huylu hem de kötü huylu tiroid nodülleri büyüdüğünde sinire baskı yaparak ses teli işlevini etkileyebilir. Sinir sıkıştığında ses tellerinde bozulma meydana gelir ve bu durum ses kısıklığı veya ses değişikliği olarak kendini gösterir. Özellikle guatr tiroidit ve tiroid kanseri gibi durumlarda genişlemiş tiroid bezinin çevredeki dokulara baskı yapması yaygın görülür.
Özellikle yaygın nedenler arasında:
- Tiroid Nodülleri: Sinir üzerinde fiziksel baskı yaparak ses kalitesinde değişiklik yaratır.
- Tiroid İltihabı (Tiroidit): Gırtlak ve ses tellerine baskı uygulayan şişlik oluşturur.
- Hipotiroidizm: Ses tellerinde sıvı birikmesine neden olur bu da kalınlaşmaya yol açar.
Tiroid Problemleri Yutma Güçlüğüne Neden Olabilir Mi?
Tiroid problemleri boyunda yer alan tiroid bezinin genişlemesi veya nodül oluşumu ile ortaya çıkabilir ve bu durumlar yutma güçlüğüne neden olabilir. Tiroid bezi yemek borusu ve soluk borusuna oldukça yakın konumda bulunduğundan genişleyen tiroid dokusu bu yapılara baskı yapabilir. Özellikle guatr oluşumu ve nodüller yutma sırasında “boğazda bir yumru” veya “globus hissi” olarak bilinen bir his yaratabilir.
Daha ileri vakalarda bu baskı yutma fonksiyonunu olumsuz etkileyebilir ve bazı durumlarda nefes almada zorluk yaşanabilir. Bu nedenle büyüyen nodüller veya guatr yemek borusunun sıkışmasına sebep olarak katı yiyeceklerin yutulmasını zorlaştırabilir. Özellikle fiziksel aktivite sırasında veya uzanırken nefes almak zorlaşabilir çünkü genişlemiş tiroid soluk borusuna baskı yapabilir.
Bunlara ek olarak tiroid bezinin büyümesine neden olan birkaç farklı faktör bulunmaktadır:
- Guatr: Bu durumda tiroid bezi tiroid hormonlarının normal üretimini etkileyerek büyüyebilir.
- Nodüller: Büyük nodüller çevredeki dokulara baskı yapacak kadar genişleyebilir.
- Tiroid hastalıkları: Graves hastalığı veya Hashimoto tiroiditi gibi rahatsızlıklar da tiroid büyümesine yol açabilir.
Bu tür durumlar disfajiye boğazda yumru hissine ve bazı vakalarda nefes alma güçlüğüne yol açabilir. Bu belirtileri yaşayan bireylerin erken tıbbi değerlendirme alması önerilir.
*Tedavi fiyatları ve süreci hakkında en iyi şekilde geri dönüş yapabilmemiz için tüm alanları doldurmanızı öneririz.
Bu Semptomlarla İlişkili Özel Tiroid Durumları Nelerdir?
Tiroid ile ilgili belirli durumlar çevre dokulara baskı yaparak ses kısıklığı ve yutma güçlüğü gibi belirtilere yol açabilir. Bu durumlar arasında tiroid nodülleri guatr ve tiroid kanseri bulunur. Her biri kendine özgü özellikleri ile bu belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir.
- Tiroid Nodülleri: Tiroid bezinde anormal büyüme veya kitle olarak tanımlanan nodüller bazı durumlarda çevre dokulara baskı yapabilir. Özellikle büyük nodüller ses kutusuna veya yemek borusuna baskı yaparak ses kısıklığı yutma güçlüğü ve bazen nefes alma sorunlarına neden olabilir. Nodüller genellikle iyi huyludur ancak bazıları kanserli olabilir. Hiperaktif nodüller hormon dengesizliğine yol açabilir ve bu da ek belirtilerin görülmesine neden olabilir.
- Guatr: Tiroid bezinin büyümesiyle karakterize edilen guatr iyot eksikliği veya otoimmün hastalıklar gibi nedenlerle oluşabilir. Büyük guatrlar çevre dokulara baskı yaparak boğazda dolgunluk hissi yutma güçlüğü ve ses kısıklığına neden olabilir. Bazı guatrlar dışarıdan görülebilir ve yatarken nefes almayı zorlaştırabilir.
- Tiroid Kanseri: Tiroid kanseri nodüller gibi büyüyerek çevre dokulara baskı yapabilir ve ses değişikliklerine yutma güçlüğüne neden olabilir. Agresif türleri çevre dokulara hızla yayılabilir ve belirtilerin şiddetlenmesine yol açabilir.
Bu Semptomlar İçin Ne Zaman Tıbbi Yardım Alınmalıdır?
Ses kısıklığı ve yutma güçlüğü gibi belirtiler üç ila dört haftadan uzun sürerse bireyin tıbbi yardım alması önerilir. Bu semptomlar özellikle guatr veya tiroid nodüllerinin sebep olabileceği ciddi rahatsızlıkların işareti olabilir. Bu nedenle belirtilerin süresi uzadığında durumun ciddiyetini anlamak adına uzman değerlendirmesi önem taşır.
Tiroid bezinin büyümesi veya nodül geliştirmesi sonucunda aşağıdaki durumlar ortaya çıkabilir:
- Ses telleri ve yemek borusuna baskı yaparak normal fonksiyonları etkileyebilir
- Yutkunma sırasında güçlük çekilmesine yani disfajiye sebep olabilir
- Hava yollarının daralmasına yol açarak nefes almayı zorlaştırabilir
Bu semptomların kalıcı hale gelmesi durumunda tiroidin büyümesi ve ilgili komplikasyonların ortaya çıkması mümkündür. Erken teşhis bu tür rahatsızlıkların ilerlemesini önlemek ve semptomların kötüleşmesini engellemek için büyük önem taşır. Ayrıca gecikmiş tedaviyle tiroid kanseri gibi ciddi sağlık sorunları da meydana gelebilir. Böylece bu belirtilerin uzun sürmesi halinde hızlı bir şekilde bir sağlık uzmanına danışmak gereklidir.
Sonuç olarak sürekli ses kısıklığı veya yutma güçlüğü altta yatan tiroid disfonksiyonlarını işaret edebileceği için erken değerlendirme kritik bir adımdır. Özellikle guatr veya nodüller sebebiyle gelişen bu semptomlar uygun tedavi sağlanmadığında ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu yüzden semptomların süresi uzadığında gecikmeden bir uzmana başvurulması sağlık açısından hayati önem taşır.
Tiroidle İlişkili Boğuk Ses ve Yutma Güçlüğü İçin Hangi Tedavi Seçenekleri Vardır?
Tiroid ile ilişkili ses kısıklığı ve yutma güçlüğü tedavisinde çeşitli girişimsel radyoloji yaklaşımları tercih edilmektedir. Bu tedavi seçenekleri özellikle cerrahiye alternatif arayan veya cerrahi sonrası oluşan komplikasyonları hafifletmek isteyen hastalar için yararlıdır. Her bir yöntemin ses tellerine ve yemek borusuna olan baskıyı azaltmada farklı avantajları bulunmaktadır.
- Perkütan Etanol Enjeksiyonu (PEI): Bu minimal invaziv yöntem tiroid nodüllerine etanol enjekte edilerek nodüllerin küçültülmesini sağlar. Böylece nodüllerin ses tellerine yaptığı baskı azalır ve yutma güçlüğü gibi şikayetler hafifler.
- Radyofrekans Ablasyonu (RFA): RFA yöntemi termal enerji kullanarak tiroid nodüllerini küçültür. Ameliyat gerektirmemesi sebebiyle cerrahiden kaçınmak isteyen hastalar için iyi bir seçenek olarak kabul edilir.
- İnce İğne Aspirasyonu (FNA) ve Biyopsi: Ultrason kılavuzluğunda yapılan bu işlem tiroid nodüllerinin malign olup olmadığını tespit etmek için kullanılır. Malignite şüphesi varsa daha ileri tedavi yöntemleri gerekebilir.
- Ultrason Eşliğinde Tedaviler: Mikrodalga ablasyonu veya lazer ablasyonu gibi tedavilerle küçük tiroid nodülleri hedeflenir ve bu sayede çevre yapılara baskı hafifletilir.
- Ses Teli Mediyalizasyonu: Ameliyat sonrası oluşan ses kısıklığı gibi şikayetlerin giderilmesine yardımcı olur. Bu seçenekle ameliyat sonrası komplikasyonların azalması hedeflenmektedir.

Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez, minimal invaziv damar içi tedavilere odaklanan, Türkiye’nin önde gelen girişimsel radyoloji ve nöroradyoloji uzmanlarından biridir. Anevrizma ve inme tedavileri, embolizasyon işlemleri, tiroid ve paratiroid hastalıklarının ameliyatsız tedavileri, girişimsel onkoloji ve periferik damar girişimleri başlıca uzmanlık alanları arasındadır. Halen İstanbul Memorial Göztepe Hastanesi Girişimsel Radyoloji ve Nöroradyoloji Bölümü Sorumlusu olarak görev yapmaktadır.
1997 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olan Prof. Dr. Kılıçkesmez, 2012–2013 yıllarında Londra Guy’s & St Thomas’ ve King’s College Hospital’da “Clinical Fellow” olarak girişimsel radyoloji ve onkoloji alanında ileri eğitim almıştır. 2020 yılında profesör unvanını almış, aynı yıl SBÜ Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Girişimsel Radyoloji Kurucu Hekimi olmuştur. Ayrıca EBIR (European Board of Interventional Radiology) sertifikasına sahiptir.
Prof. Dr. Kılıçkesmez’in 94 uluslararası, 40 ulusal makalesi ve 2500’ün üzerinde atıfı bulunmaktadır. American Journal of Roentgenology (AJR) ve Diagnostic & Interventional Radiology gibi prestijli dergilerde hakemlik yapmaktadır. Klinik ve akademik deneyimiyle inme tedavisi, beyin anevrizması, embolizasyon, tümör ablasyonu ve tiroid/paratiroid hastalıklarının minimal invaziv tedavileri konularında ulusal ve uluslararası alanda referans gösterilen bir isimdir.

Vaka Örnekleri
Santral ven oklüzyonu: Balon tedavisi
Vakalar
Y stent eşlikli kapalı anevrizma tedavisi
Vakalar
Bel fıtığı disk içi radyofrekans tedavisi sonucu
Fıtık Tedavisi
Boyun Fıtığı Tedavisinde Lazer Teknolojisi ve Anjiyografi
Fıtık Tedavisi
Basedow-Graves hastalığı ameliyatsız tedavi sonucu
Tiroid Hastalıkları
TAKE işlemi ile yok edilen karaciğer tümörü
Kanser Tedavisi
Ameliyatsız Paratiroid Adenomu Tedavisi Sonucu
Paratiroid Adenomu
Sol akciğer komşuğuna gizlenmiş paratiroid adenomu
Paratiroid Adenomu
Bağırsak dalak anevrizması embolizasyonu
Embolizasyon
Dev dalak damar anevrizması kaplı stent ile tedavisi
Stent
Böbrek damarı anevrizmasının akım yönlendirici stent ile tedavisi
Stent
Dev Karaciğer Hemanjiom Mikrodalga Ablasyon
Ablasyon
Nefrostomi
Vakalar
Kanamış Beyin Anevrizmasının Koil ile Tedavisi
Embolizasyon
Kanamış Beyin Damar Yumağı (AVM) Embolizasyon Tedavisi
Embolizasyon
Beyin Toplar Damar Stentleme