Tendinit, kasları kemiklere bağlayan tendonların iltihaplanması veya tahriş olmasıdır. Genellikle tekrarlayan zorlanma, ani travma veya aşırı kullanım sonucu gelişir. Omuz, dirsek, el bileği, diz ve aşil tendonu en sık etkilenen bölgeler arasındadır.
Tendinit belirtileri arasında ilgili bölgede ağrı, hassasiyet, şişlik ve hareket kısıtlılığı bulunur. Ağrı genellikle aktivite sırasında artar, istirahatle azalır. Uzun süre tedavi edilmezse kronikleşebilir ve tendon yapısında kalıcı hasara yol açabilir.
Tanıda fizik muayene, ultrasonografi ve manyetik rezonans görüntüleme kullanılır. Bu yöntemler, tendonun yapısını, iltihaplanma derecesini ve olası yırtıkları değerlendirmeye yardımcı olur.
Tendinit tedavisinde istirahat, soğuk uygulama, nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar, germe-egzersiz programları ve fizik tedavi yöntemleri yer alır. Şiddetli vakalarda kortikosteroid enjeksiyonları veya PRP gibi biyolojik tedaviler uygulanabilir.
| Tıbbi Adı | Tendinit |
| Etkilenen Bölgeler | Tendonlar (genellikle omuz, dirsek, bilek, diz ve topuk bölgelerinde) |
| Nedenler | Tekrarlayan hareketler, aşırı kullanım, yaralanmalar, yaşlanma, inflamatuar hastalıklar (ör. artrit) |
| Belirtiler | Ağrı, şişlik, hassasiyet, hareket kısıtlılığı, etkilenen bölgede sertlik |
| Tanı Yöntemleri | Fizik muayene, ultrason, MR (Manyetik Rezonans), röntgen (nadiren) |
| Tedavi Yöntemleri | Dinlenme, buz uygulama, antienflamatuar ilaçlar, fizik tedavi, steroid enjeksiyonları, radyofrekans, embolizasyon |
| Olası Komplikasyonlar | Kronik ağrı, tendon yırtılması, tendon dejenerasyonu |
| Önleme Yöntemleri | Düzenli egzersiz, uygun ısınma-soğuma teknikleri, uygun postür, aşırı zorlanmadan kaçınma |
| İyileşme Süresi | Hafif vakalarda birkaç hafta, daha ciddi vakalarda birkaç ay |
Prof. Dr. Özgür KILIÇKESMEZ
Girişimsel Radyoloji / Girişimsel Nöroradyoloji
Tendinit Nedir?
Tendinit tendonların zarar görmesiyle ortaya çıkan bir iltihaplanma durumudur. Bu sağlık sorunu, genellikle tekrar eden fiziksel aktiviteler sonucu gelişir. Özellikle omuz, dirsek, diz, ayak bileği ve topuk gibi bölgelerde daha sık rastlanır. Tendonlar kasları kemiklere bağlayan ve hareket kabiliyetinizde kritik rol oynayan yapılar olarak tanımlanır. Aşırı kullanım tendonlarda mikro yırtıklara yol açabilir; bu da iltihaplanma ve ağrıya neden olur. Tendinitin belirgin semptomları arasında hareket sırasında artan ağrı eklemlerde sertlik ve hareket esnasında çıkan çatlama sesleri yer alır. Bu belirtiler günlük aktiviteleri zorlaştırır ve yaşam kalitesini düşürebilir.
Tendinit Çeşitleri Nelerdir?
Tendinit, kasları kemiklere bağlayan tendonların iltihaplanmasıdır. Aşırı kullanım, zorlanma ya da travma sonucu ortaya çıkar. Etkilenen vücut bölgesine göre tendinitin farklı türleri bulunmaktadır:
- Omuz Tendiniti (Rotator Kaf Tendiniti): Omuz hareketlerini sağlayan tendonların iltihaplanmasıdır; özellikle kolu yukarı kaldırırken ağrı hissedilir.
- Tenisçi Dirseği (Lateral Epikondilit): Dirseğin dış kısmında gelişir; tekrarlayan el ve bilek hareketlerine bağlıdır.
- Golfçü Dirseği (Medial Epikondilit): Dirseğin iç kısmında ağrı ve hassasiyetle kendini gösterir.
- Diz Tendiniti (Patellar Tendinit): Diz kapağının hemen altında oluşur; “zıplayıcı dizi” olarak da bilinir.
- Aşil Tendiniti: Aşil tendonunun iltihaplanmasıdır; koşucularda ve uzun süre ayakta kalanlarda sık görülür.
- Bilek Tendiniti (De Quervain Hastalığı): Baş parmak tarafındaki tendonları etkiler; bilekte ağrı ve şişlik görülür.
- Kalça Tendiniti: Kalçayı stabilize eden tendonlarda ağrı ve hassasiyet oluşur.
- Supraspinatus Tendiniti: Özellikle omuzun üst kısmında ağrıya neden olan, rotator manşetin bir parçasını etkileyen tendinit türüdür.
Tendinitin türü, ilgili tendonun konumuna ve kullanım şekline göre tanımlanır ve tedavi bu doğrultuda şekillendirilir.
Tendinit Nedenleri Nelerdir?
Tendinit çok faktörlü bir durum olarak çeşitli etkenlerden kaynaklanabilir. Başlıca nedenler tekrarlayan zorlanmalar ve aşırı kullanım sonucu tendonlarda meydana gelen mekanik aşırı yüklenmedir. Bu stresler özellikle belirli işler veya spor aktiviteleri sırasında ortaya çıkar. Tendonlar sürekli tekrarlanan hareketlerle zamanla yıpranır ve mikrotravmalara uğrar. Bu durum tendon dokusunda dejeneratif değişikliklere yol açar.
- İnşaat işleri veya montaj hattı gibi sürekli tekrar eden hareket gerektiren işler tendonlara ek yük bindirir.
- Koşma, zıplama gibi tekrarlayan hareketler içeren sporlar özellikle Aşil tendonunda sorunlara yol açabilir.
Zamanla tendonların onarım kapasitesi tekrarlayan hasarlar nedeniyle aşılır. Bu durum ağrı, sertlik ve fonksiyon kaybıyla sonuçlanır. Ayrıca genetik faktörler de tendon yaralanmaları riskini artırabilir. Kolajen genlerinde meydana gelen mutasyonlar, tendonların yapısal bütünlüğünü bozarak onları daha kırılgan hale getirebilir.
- Özellikle kolajen yapısını etkileyen genetik değişiklikler tendinopati gelişim riskini artırır.
Ek olarak yaş ve çeşitli sağlık koşulları da tendinopati riskini artırabilir. Yaşla birlikte azalan tendon elastikiyeti ve vaskülaritesi daha yüksek dejenerasyon riskine yol açar.
- Yaşlı bireylerde tendon elastikiyeti azalır dejenerasyon riski artar.
- Diyabet, obezite ve romatizmal hastalıklar tendon sağlığını bozabilir.
*Tedavi fiyatları ve süreci hakkında en iyi şekilde geri dönüş yapabilmemiz için tüm alanları doldurmanızı öneririz.
Tendinit Ne Kadar Yaygındır?
Tendinit genel nüfus arasında yaklaşık %5 gibi bir orana sahiptir. Bu durum özellikle sporcular arasında daha fazla rastlanır. Tekrarlayan hareket gerektiren aktivitelerle uğraşan bireylerde görülme sıklığı artar. Orta yaş ve üzeri yetişkinlerde daha yaygın olan bu rahatsızlık yaş ilerledikçe artış gösterir.
Yaş Gruplarına Göre Dağılım:
- Rotator manşet tendinopatisi yaşlı yetişkinlerde özellikle yaygındır ve 70 yaş üstü bireylerde %50’ye varan bir yaygınlık gösterir.
- Sporcular arasında Aşil ve patellar tendinopati özellikle belirgindir. Voleybol ve basketbol gibi zıplama gerektiren sporlar bu duruma zemin hazırlar.
Cinsiyete Göre Yaygınlık:
- Erkekler Aşil tendinopatisi gibi bazı tendon iltihaplarına daha yatkındır. Erkeklerde bu oran kadınlara göre 3:1 gibi bir farkla daha yüksektir.
- Rotator manşet tendiniti ise yaşla birlikte kadınlarda daha yaygın hale gelmektedir.
Aktivite Düzeyine Göre İncelenmesi:
- Yüksek aktivite gerektiren sporlar Aşil ve patellar tendinopatisinin gelişimini tetikler. Özellikle koşucularda Aşil tendinitinin yaygınlığı %40’a kadar çıkabilir.
- Patellar tendon yaralanmaları zıplama gerektiren sporlarda %24,8 gibi bir orana ulaşabilir.
Tendinit Sırasında Neler Olur?
Tendinit süreci tendon yapısında önemli değişikliklerle karakterize edilir. Mekanik aşırı kullanım tendonun yapısal bütünlüğünü bozar ve çeşitli hücresel süreçlerin başlamasına neden olur. İlk olarak tendon lifleri normalde düzenli ve sağlam olan yapısını kaybeder. Düzensiz kollajen lifleri özellikle Tip III kollajenin artışıyla bozulmaya başlar. Bu durum, tendonun esnekliğini ve dayanıklılığını azaltır.
Ekstrahücresel matris bozulmaları:
- Düzensiz hale gelen ECM
- Mukoit dejenerasyon ile kollajen liflerinin ayrılması
Bu yapısal değişiklikler tendonun mekanik yüklere karşı direncini düşürür. Sonuç olarak ağrı ve fonksiyonel kısıtlamalar meydana gelir. Tendon etrafında küçük kan damarlarının ve sinirlerin gelişimi normalde sağlıklı tendonlarda görülmez. Bu yeni damarlar ve sinirler ağrının artmasına katkıda bulunur.
Hücresel değişiklikler ve mekanik stres etkileşimi tendinopatinin ana nedenlerindendir. Aşırı yüklenme tenositlerin aşırı aktif hale gelmesine ve inflamatuar yanıtların artmasına yol açar. Tenositler ECM’yi bozan ve tendon dejenerasyonunu hızlandıran matris metaloproteinazları üretir. Ayrıca mekanik stresin yol açtığı termal ve hipoksik koşullar tenositlerin ölümüne sebep olur.
Tendinitin Mikroskobik İncelenmesi
Tendinit tendonlarda görülen akut inflamatuar bir durumdur. Bu sağlık problemi mikroskop altında incelendiğinde belirli patolojik değişiklikler gösterir. İlk olarak kolajen liflerinin düzensizliği dikkat çeker. Normal şartlar altında düzenli ve paralel demetler şeklinde bulunan bu lifler inflamasyon süreciyle bozulur:
- Kolajen Düzensizliği: Liflerin düzenli yapılarını kaybederek kıvrımlı ve lokalize düzensizlikler göstermesi.
- Hiperselülerite: Hücre sayısının artması özellikle inflamatuar hücrelerin; onositler, makrofajlar ve nötrofillerin bölgeye akınıyla karakterizedir.
- Yeni Damar Oluşumu: İltihaplı bölgede hasarlı dokunun onarılmasına yardımcı olacak yeni kan damarlarının gelişimi.
Tendonun kronik dejenerasyonu olan tendinozda ise durum daha karmaşıktır. Akut tendinitin aksine, tendinozda kolajen lifler ciddi şekilde bozulmuş ve parçalanmıştır. Bu durum tendonun esnekliğini ve fonksiyonunu doğrudan etkiler. Kronik fazda gözlemlenen mikroskopik bulgular şunlardır:
- Kolajen Düzensizliği: Kolajen matrisinin kaotik ve düzensiz yapısı.
- Fibrozis ile Hiperselülerite: Anormal tenosit sayısındaki artış ve fibroblast benzeri hücrelerin ortaya çıkışı.
- Yeni Damar Oluşumu ve Hipoksi: İşlevselliği düşük yeni damarların oluşumu ve bu durumun yol açtığı hipoksi.
- Klasik İltihaplanmanın Yokluğu: İnflamatuar hücre infiltrasyonunun olmaması sürecin dejeneratif doğasını vurgular.
Tendinitin Belirtileri Nelerdir?
Tendinit tendonlarda meydana gelen iltihaplanma sürecidir. Bu durum belirli fiziksel aktiviteler sırasında yavaş yavaş başlayan ve zamanla kötüleşebilen belirgin ağrılarla kendini gösterir. İlk olarak lokalize ağrı en dikkat çekici semptomdur. Ağrı genellikle etkilenen tendonun bulunduğu bölgede hissedilir. Ayrıca hareket sırasında artan bu ağrı dinlenme halinde hafifleyebilir.
Hastalar etkilenen bölgede hassasiyet ve dokunulduğunda ağrı şikayetinde bulunurlar. Tendon etrafında palpasyon yapıldığında bu hassasiyet açıkça fark edilir. Aynı zamanda inflamasyonun bir göstergesi olarak hafif veya orta derecede şişlik görülebilir.
- Şiddetli veya donuk ağrı
- Etkilenen bölgede hassasiyet
- Hareketle artan ağrı
- Dinlenme ile hafifleyen ağrı
- Hafif veya orta derecede şişlik
Ek olarak tendinit sürecinde tendon ve çevresindeki dokuların iltihaplanması nedeniyle hareket kabiliyetinde azalma meydana gelir. Hasta etkilenen eklemi olağan şekilde hareket ettirmekte güçlük çekebilir. Bu durum günlük yaşam aktivitelerini kısıtlar ve kaliteyi düşürür. Sıklıkla rastlanan başka bir bulgu da iltihaplanmış tendonun üzerine basınç uygulandığında artan ağrıdır. Tendinit tedavi edilmezse kronik ağrıya ve kalıcı fonksiyon kaybına yol açabilir. Bu nedenle belirtiler fark edildiğinde zamanında ve uygun bir tedavi sürecine başlanmalıdır.
Tendinit Nasıl Teşhis Edilir?
Tendinit teşhisi belirgin semptomlar ve detaylı tıbbi incelemelerle konur. Doktorlar hastanın hareket kabiliyetini ve tendonların sağlık durumunu değerlendirmek için çeşitli yöntemler kullanır. İlk adım genellikle fiziksel muayenedir. Burada doktor tendondaki hassasiyeti şişliği ve ağrıyı değerlendirir. Ayrıca hastanın hareket kabiliyeti özel testlerle test edilir ki bu durum olası yırtık veya iltihaplanma belirtilerini ortaya çıkarabilir.
Görüntüleme teknikleri tendinitin teşhisinde kritik rol oynar. En sık kullanılan iki yöntem şunlardır:
- Ultrason: Bu yöntem tendonun yapısını ve hareketini dinamik bir şekilde görselleştirir. Tendonun kalınlaşması ve ekojenite değişiklikleri bu testle belirlenir. Özellikle Doppler Ultrason tendonlarda artmış kan akışını göstererek hastalığın varlığını ve şiddetini belirler.
- Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR): MR özellikle karmaşık veya derin tendon hasarlarının belirlenmesinde kullanılır. Yumuşak doku ayrıntısının yüksek çözünürlüklü görüntülerini sunarak yırtıklar ve dejenerasyon gibi durumlar net bir şekilde gösterilir.
Tendinit Nasıl Tedavi Edilir?
Tendinit tedavisinde çeşitli yöntemler etkin olarak kullanılmaktadır. Bu yöntemlerin her biri belirli durumlarda daha iyi sonuçlar sunma potansiyeline sahiptir. İşte bu yöntemlerden bazıları:
- Trombositten Zengin Plazma (PRP) Enjeksiyonları: PRP tedavisi hastanın kendi kanından elde edilen konsantre trombositleri kullanarak tendonlardaki iyileşme sürecini hızlandırır. Bu tedavi özellikle kronik tendinit durumlarında tendon hücrelerinin yenilenmesini destekler. İyileştirilmiş tendon yapısı ve azalmış ağrı PRP’nin sağladığı faydalardan bazılarıdır. Uzun vadeli sonuçlar diğer bazı tedavilere kıyasla PRP ile daha üstün olabilir.
- Kortikosteroid Enjeksiyonları: Bu tedavi yöntemi özellikle akut ağrıların yönetiminde kullanılır. Kortikosteroidler ağrıyı ve şişliği hızla azaltan güçlü anti-enflamatuar ilaçlardır. Ancak uzun süreli kullanımları tendon zayıflığına ve yırtılma riskini artırabileceğinden genellikle kısa süreli tedavi seçeneği olarak değerlendirilir.
- Ekstrakorporeal Şok Dalga Tedavisi (ESWT): ESWT ses dalgalarını kullanarak doku onarımını teşvik eder ve tendinopatiler için invaziv olmayan bir tedavi seçeneğidir. Özellikle kalsifik tendinit gibi durumlarda etkilidir. Ağrıyı azaltma ve tendon fonksiyonunu iyileştirme konusunda başarılı sonuçlar sunar.
Embolizasyon: Hiçbir tedaviye yanıt vermeyen inatçı tendinitlerde embolizasyon, anjiyoda uygulanan, günübirlik ameliyattan önceki oldukça etkili bir tedavi yöntemidir. Problemli dokunun beslenmesi azaltılır, iltihap ve enflamasyon önlenir.
Tendinitin Görünümü
Tendinit tedavisinde iyileşme süreci ve beklentileri durumun şiddetine ve tedaviye uyum derecesine bağlı olarak değişiklik gösterir. Akut tendinit vakalarında erken müdahale ile hastalar genellikle üç ila altı ay içinde önemli iyileşmeler gösterebilir. Bu müdahaleler arasında dinlenme ve buz uygulaması bulunur. Fizik tedavi ise tendonun iyileşmesini hızlandırmada ve tekrarlamayı önlemede özellikle önemlidir. Kronik tendinit durumlarında iyileşme süresi altı aydan bir yıla kadar uzayabilir. Cerrahi gerektiren ciddi vakalar daha uzun bir iyileşme süreci gerektirir ve genellikle altı ila on iki ay sürebilir.
Iyileşme sürecini etkileyen faktörler:
- Yaş: Yaşlı bireyler daha yavaş iyileşme süreci yaşayabilir.
- Erken Müdahale: Hızlı ve etkili tedavi iyileşme süresini kısaltabilir.
- Aktivite Modifikasyonu: Etkilenen tendon üzerindeki stresin azaltılması iyileşmeyi destekler.
- Altta Yatan Sağlık Koşulları: Diyabet gibi koşullar iyileşmeyi yavaşlatabilir.
Tendinitin tekrarlama riski ve uzun vadeli sonuçlar üzerinde de büyük etkileri vardır. Konservatif tedaviler genellikle iyileşme sağlasa da altta yatan biyomekanik sorunların ele alınmaması tekrarlama riskini artırabilir.
Tendinit Komplikasyonları Nelerdir?
Tendinit zamanında ve uygun şekilde tedavi edilmediğinde ciddi komplikasyonlara yol açabilir. En yaygın ve ciddi komplikasyonlar arasında tendon kopması ve kronik ağrıya neden olan tendinozis bulunur.
Tendon Kopması:
- Tendon aşırı zorlama veya tekrarlayan hareketler sonucu yırtılabilir.
- Zayıflamış tendon yapısı kopmaların daha sık görülmesine neden olur.
- Özellikle Aşil tendonu gibi bazı tendonlar kopma riski daha yüksek olan bölgelerdir.
- Uygunsuz tedavi yöntemleri örneğin aşırı kortikosteroid enjeksiyonları riski artırabilir.
Kronik Ağrı ve Tendinozis:
- Tendinitin ilerlemesi sonucu tendinozis gelişebilir.
- Tendinozis tendonun yapısal bozulması ve kollajen liflerinin dejenerasyonu ile karakterizedir.
- İnflamasyonun uzun süreli hasara dönüşmesi tendonun skarlaşmasına ve işlevini kaybetmesine yol açar.
- Tendinozis tedavi edilmediğinde kalıcı ağrı ve rahatsızlık yaratır.
Sıkça Sorulan Sorular
Tendinit en sık hangi bölgelerde görülür?
Tendinit en sık şu bölgelerde görülür: Omuz: Rotator manşet tendonları sıklıkla etkilenir ve omuz ağrısına neden olur. Dirsek: Tenisçi dirseği (lateral epikondilit) ve golfçü dirseği (medial epikondilit) yaygın tendinit türlerindendir. Bilek: El ve parmak hareketlerinden sorumlu tendonlar tekrarlayan hareketler sonucu etkilenir. Diz: Özellikle sporcularda patellar tendon etkilenir ve sıçrayıcı dizi (jumper’s knee) oluşur. Ayak bileği: Aşil tendiniti, koşucular ve ayak bileği hareketi gerektiren aktiviteler yapan kişilerde yaygındır. Başparmak: De Quervain tendiniti, başparmak ve bilek hareketlerinde ağrıya neden olur. Bu bölgeler tekrarlayan stres ve aşırı kullanım nedeniyle tendinite karşı daha hassastır.
Tendinit belirtileri diğer kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarından nasıl ayrılır?
Tendinit, genellikle bir tendon boyunca hissedilen lokalize ağrı ve hassasiyetle karakterizedir, hareket veya baskı ile artabilir ve bazen şişlik görülebilir. Bursit gibi diğer kas-iskelet sistemi hastalıkları ise bursaların iltihaplanmasıyla eklem ağrısı ve şişlik yaratırken, artrit eklemleri etkileyerek ağrı, sertlik ve şişlik yapar. Tendinitin ayırt edici özelliği, sadece tendonları etkilemesi ve ağrının genellikle aktif hareket sırasında ya da tendon üzerine doğrudan basıldığında oluşmasıdır; diğer hastalıklarda belirtiler daha yaygın olabilir.
Tendinit tedavisinde fizik tedavi ne kadar etkilidir?
Fizik tedavi, tendinit tedavisinde oldukça etkilidir. Egzersiz terapisi, izometrik ve izotonik egzersizleri kapsar ve tendinopatilerde ağrı azaltma ve fonksiyonel iyileşme açısından anlamlı etkiler göstermiştir; küçük (0.34), orta (0.73) ve büyük (1.21) etkilerle standartlaştırılmış ortalama farklar belirlenmiştir. Özellikle izometrik egzersizler, izotonik egzersizlerden üstün olmamakla birlikte rehabilitasyon programlarının etkili bileşenlerindendir. Omuzun kalsifik tendinitinde, radyal şok dalgası terapisi (RSWT) ile hastaların %86.6’sında kalsifikasyon tamamen çözülmüştür ve bu oran diğer kontrol tedavilerinden daha yüksektir. Ayrıca düşük seviyeli lazer terapisi (LLLT), subakromiyal sıkışma sendromu (omuz tendiniti) için kısa süreli ağrı rahatlaması sağlamıştır. Genel olarak, terapötik egzersizler ve RSWT, LLLT gibi özel yöntemleri içeren fizik tedavi uygulamaları, tendinit tedavisinde ağrı ve fonksiyonel iyileşme açısından önemli gelişmeler sunar.
Kronik tendinit tedavi edilmezse hangi sorunlara yol açar?
Tedavi edilmeyen kronik tendinit, tendon dejenerasyonuna yol açarak kısmi veya tam tendon yırtığı riskini artırabilir ve bu da cerrahi müdahale gerektirebilir. Omuzda, yapışkan kapsülit (donuk omuz), rotator manşet yırtıkları, büyük tüberozite osteolizi ve kemikleşen tendinite neden olabilir. Ayrıca tedavi edilmezse, kronik ağrı ve sakatlık ile sonuçlanarak günlük aktiviteleri ve yaşam kalitesini önemli ölçüde olumsuz etkileyebilir.
Tendinitin önlenmesi için günlük aktivitelerde nelere dikkat edilmelidir?
Tendinitten korunmak için günlük aktivitelerde: Fiziksel aktivite öncesi kaslarınızı ve tendonlarınızı hazırlamak için düzenli ısınma yapın. Egzersizler ve işlerde doğru duruş ve teknikler kullanarak tendonlara aşırı yük binmesini önleyin. Tekrarlayan hareketlerden kaçının, aktivitelerinizi çeşitlendirin ve düzenli molalar vererek aşırı kullanımı engelleyin. Aktivite seviyelerinizi kademeli olarak artırarak vücudunuzun uyum sağlamasına izin verin ve tendon zorlanmalarını azaltın. Vücudunuzun sinyallerine dikkat edin, ağrıya neden olan aktiviteleri durdurun ve dinlenmeye zaman ayırın. Bu önlemler, tendinit gelişme riskini önemli ölçüde azaltabilir.

Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez, minimal invaziv damar içi tedavilere odaklanan, Türkiye’nin önde gelen girişimsel radyoloji ve nöroradyoloji uzmanlarından biridir. Anevrizma ve inme tedavileri, embolizasyon işlemleri, tiroid ve paratiroid hastalıklarının ameliyatsız tedavileri, girişimsel onkoloji ve periferik damar girişimleri başlıca uzmanlık alanları arasındadır. Halen İstanbul Memorial Göztepe Hastanesi Girişimsel Radyoloji ve Nöroradyoloji Bölümü Sorumlusu olarak görev yapmaktadır.
1997 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olan Prof. Dr. Kılıçkesmez, 2012–2013 yıllarında Londra Guy’s & St Thomas’ ve King’s College Hospital’da “Clinical Fellow” olarak girişimsel radyoloji ve onkoloji alanında ileri eğitim almıştır. 2020 yılında profesör unvanını almış, aynı yıl SBÜ Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Girişimsel Radyoloji Kurucu Hekimi olmuştur. Ayrıca EBIR (European Board of Interventional Radiology) sertifikasına sahiptir.
Prof. Dr. Kılıçkesmez’in 94 uluslararası, 40 ulusal makalesi ve 2500’ün üzerinde atıfı bulunmaktadır. American Journal of Roentgenology (AJR) ve Diagnostic & Interventional Radiology gibi prestijli dergilerde hakemlik yapmaktadır. Klinik ve akademik deneyimiyle inme tedavisi, beyin anevrizması, embolizasyon, tümör ablasyonu ve tiroid/paratiroid hastalıklarının minimal invaziv tedavileri konularında ulusal ve uluslararası alanda referans gösterilen bir isimdir.

Vaka Örnekleri
Santral ven oklüzyonu: Balon tedavisi
Vakalar
Y stent eşlikli kapalı anevrizma tedavisi
Vakalar
Bel fıtığı disk içi radyofrekans tedavisi sonucu
Fıtık Tedavisi
Boyun Fıtığı Tedavisinde Lazer Teknolojisi ve Anjiyografi
Fıtık Tedavisi
Basedow-Graves hastalığı ameliyatsız tedavi sonucu
Tiroid Hastalıkları
TAKE işlemi ile yok edilen karaciğer tümörü
Kanser Tedavisi
Ameliyatsız Paratiroid Adenomu Tedavisi Sonucu
Paratiroid Adenomu
Sol akciğer komşuğuna gizlenmiş paratiroid adenomu
Paratiroid Adenomu
Bağırsak dalak anevrizması embolizasyonu
Embolizasyon
Dev dalak damar anevrizması kaplı stent ile tedavisi
Stent
Böbrek damarı anevrizmasının akım yönlendirici stent ile tedavisi
Stent
Dev Karaciğer Hemanjiom Mikrodalga Ablasyon
Ablasyon
Nefrostomi
Vakalar
Kanamış Beyin Anevrizmasının Koil ile Tedavisi
Embolizasyon
Kanamış Beyin Damar Yumağı (AVM) Embolizasyon Tedavisi
Embolizasyon
Beyin Toplar Damar Stentleme