Boğazda bulunan nodüller, özellikle farengeal veya larengeal bölgelerde yerleştiğinde, kulak ağrısına neden olabilir. Bu ağrı genellikle yansıyan (referred) ağrı şeklindedir; sinir yolları aracılığıyla kulakta hissedilir, ancak kaynağı boğaz bölgesindedir.
Yansıyan ağrının kaynağı sinirsel bağlantılardır. Vagus ve glossofaringeal sinirler, hem boğaz hem de kulak bölgesine duyusal innervasyon sağlar. Bu nedenle boğazdaki irritasyon, enfeksiyon ya da nodül gibi oluşumlar kulakta ağrıya yol açabilir. Bu durum özellikle tek taraflı ağrılarda önem taşır.
Larenks nodülleri kulak ağrısıyla kendini belli edebilir. Ses tellerine veya larenks duvarına yakın yerleşimli nodüller, genellikle boğazda batma, yutma güçlüğü ve ses değişikliğiyle birlikte kulak ağrısı yapabilir. Kulak muayenesinde patoloji olmaması, ağrının kaynağının boğaz olduğunu düşündürür.
Malign nodüllerde kulak ağrısı uyarıcı bir bulgu olabilir. Özellikle ağrı kalıcıysa, yutma sırasında artıyorsa ve tek taraflı ise, boğazdaki kitlelerin malign karakterli olabileceği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, açıklanamayan kulak ağrılarında boğaz değerlendirmesi mutlaka yapılmalıdır.
Boğazdaki Nodül Ne Anlama Gelir?
Boğazda nodül ifadesi, genellikle tiroid bezi, lenf bezleri ya da yumuşak dokular içinde saptanan kitleleri tanımlamak için kullanılır. En sık rastlanan nodüller tiroid bezinde görülür ve çoğu zaman tesadüfen fark edilir. Bunun dışında enfeksiyonlara bağlı olarak büyüyen lenf düğümleri de hastalar tarafından “boğazda nodül” olarak tarif edilebilir.
Her nodül aynı yapıda değildir. Bazıları geçici olabilirken bazıları daha uzun süreli takip gerektirebilir. Bu nedenle nodülün yeri, boyutu, sertliği ve eşlik eden belirtiler değerlendirme açısından önemlidir.
Kulak Ağrısı Nasıl Ortaya Çıkar?
Kulak ağrısı her zaman kulağın kendisinden kaynaklanmaz. KBB alanında “yansıyan ağrı” olarak adlandırılan bir durum vardır. Yani ağrının hissedildiği yer kulak olsa da, asıl sorun başka bir bölgede olabilir. Boğaz, bademcikler, dil kökü, çene eklemi ve hatta dişler bile kulağa vuran ağrıya neden olabilir.
Bu durumun temel nedeni, kulak ile boğaz bölgesinin bazı sinir yollarını ortak kullanmasıdır. Beyin, ağrının tam kaynağını ayırt etmekte zorlandığında, ağrı kulakta hissedilebilir.
Boğazdaki Nodül Kulak Ağrısına Neden Olur Mu?
Boğazdaki bir nodül doğrudan kulak ağrısı yapmaz, ancak bazı durumlarda dolaylı bir ilişki söz konusu olabilir. Özellikle nodül çevre dokulara baskı yapıyorsa ya da altta yatan iltihabi bir süreç varsa, kulakta ağrı hissi ortaya çıkabilir.
Örneğin, enfeksiyon nedeniyle büyüyen bir lenf bezi hem boğazda şişlik hissine hem de kulağa vuran ağrıya yol açabilir. Bu ağrı genellikle tek taraflıdır ve yutkunma sırasında artış gösterebilir. Hastalar bu durumu “boğazım ağrıyor ama kulağımda hissediyorum” şeklinde tarif eder.
Tiroid Nodülleri ve Kulak Ağrısı Arasındaki İlişki
Tiroid nodülleri çoğunlukla ağrısızdır ve kulak ağrısı ile ilişkilendirilmez. Ancak nadir durumlarda, hızlı büyüyen ya da çevre dokulara baskı yapan nodüller boyunda rahatsızlık hissi oluşturabilir. Bu rahatsızlık bazen kulak bölgesine doğru yayılıyor gibi algılanabilir.
Yine de kulak ağrısı şikâyeti olan bir hastada, yalnızca tiroid nodülü var diye ağrının sebebinin bu olduğu varsayılmaz. KBB ve endokrinolojik değerlendirme birlikte yapılır.
Enfeksiyon Kaynaklı Nodüller Daha Farklı Seyredebilir
Üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında boğazda yer alan lenf bezleri büyüyebilir. Bu büyüme genellikle hassasiyet ve ağrı ile birlikte seyreder. Aynı enfeksiyon süreci, orta kulak veya östaki borusu fonksiyonunu da etkileyebilir.
Bu tür durumlarda hasta;
- Boğazda şişlik
- Yutkunurken ağrı
- Kulakta dolgunluk veya ağrı
- Hafif ateş
gibi birden fazla yakınmayı aynı anda yaşayabilir. Burada kulak ağrısı, nodülün kendisinden ziyade enfeksiyonun genel etkisinin bir parçasıdır.
Her Kulak Ağrısı Nodül Kaynaklı mıdır?
Hayır. Kulak ağrısının çok sayıda nedeni vardır ve bunların büyük bir kısmı boğazdaki nodüllerle ilişkili değildir. Kulak kiri, orta kulak iltihabı, sinüzit, diş sorunları veya çene eklemi problemleri kulak ağrısının daha sık görülen nedenleri arasındadır.
Bu nedenle boğazında nodül saptanan bir kişide kulak ağrısı varsa, iki durumun mutlaka bağlantılı olduğu düşünülmemelidir. Ayırıcı tanı için ayrıntılı muayene gerekir.
Hangi Durumlarda Doktora Başvurulmalıdır?
Boğazda nodül ile birlikte kulak ağrısı varsa ve bu şikâyetler aşağıdaki durumlarla beraber görülüyorsa, uzman değerlendirmesi önemlidir:
- Ağrının giderek artması
- Tek taraflı ve uzun süreli kulak ağrısı
- Yutma güçlüğü
- Ses kısıklığı
- Boyunda sert ve hareketsiz kitle
- Nedensiz kilo kaybı veya halsizlik
Bu belirtiler her zaman ciddi bir duruma işaret etmez, ancak ihmal edilmemesi gerekir. Klinik değerlendirme kişiye özeldir ve kesin tanı için görüntüleme ya da ek tetkikler gerekebilir.
Tanı Süreci Nasıl İlerler?
Hekim, öncelikle ayrıntılı bir öykü alır ve fizik muayene yapar. Nodülün yeri ve özellikleri değerlendirilir. Gerekli görüldüğünde ultrason, kan testleri veya KBB muayenesi planlanabilir. Kulak ağrısının gerçekten boğazdan yansıyıp yansımadığı bu süreçte netleşir.
Burada önemli olan, tek bir belirtiye odaklanmak yerine bütüncül bir değerlendirme yapılmasıdır. Her hasta için süreç farklı ilerleyebilir.

Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez, minimal invaziv damar içi tedavilere odaklanan, Türkiye’nin önde gelen girişimsel radyoloji ve nöroradyoloji uzmanlarından biridir. Anevrizma ve inme tedavileri, embolizasyon işlemleri, tiroid ve paratiroid hastalıklarının ameliyatsız tedavileri, girişimsel onkoloji ve periferik damar girişimleri başlıca uzmanlık alanları arasındadır. Halen İstanbul Memorial Göztepe Hastanesi Girişimsel Radyoloji ve Nöroradyoloji Bölümü Sorumlusu olarak görev yapmaktadır.
1997 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olan Prof. Dr. Kılıçkesmez, 2012–2013 yıllarında Londra Guy’s & St Thomas’ ve King’s College Hospital’da “Clinical Fellow” olarak girişimsel radyoloji ve onkoloji alanında ileri eğitim almıştır. 2020 yılında profesör unvanını almış, aynı yıl SBÜ Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Girişimsel Radyoloji Kurucu Hekimi olmuştur. Ayrıca EBIR (European Board of Interventional Radiology) sertifikasına sahiptir.
Prof. Dr. Kılıçkesmez’in 94 uluslararası, 40 ulusal makalesi ve 2500’ün üzerinde atıfı bulunmaktadır. American Journal of Roentgenology (AJR) ve Diagnostic & Interventional Radiology gibi prestijli dergilerde hakemlik yapmaktadır. Klinik ve akademik deneyimiyle inme tedavisi, beyin anevrizması, embolizasyon, tümör ablasyonu ve tiroid/paratiroid hastalıklarının minimal invaziv tedavileri konularında ulusal ve uluslararası alanda referans gösterilen bir isimdir.

Vaka Örnekleri
Santral ven oklüzyonu: Balon tedavisi
Vakalar
Y stent eşlikli kapalı anevrizma tedavisi
Vakalar
Bel fıtığı disk içi radyofrekans tedavisi sonucu
Fıtık Tedavisi
Boyun Fıtığı Tedavisinde Lazer Teknolojisi ve Anjiyografi
Fıtık Tedavisi
Basedow-Graves hastalığı ameliyatsız tedavi sonucu
Tiroid Hastalıkları
TAKE işlemi ile yok edilen karaciğer tümörü
Kanser Tedavisi
Ameliyatsız Paratiroid Adenomu Tedavisi Sonucu
Paratiroid Adenomu
Sol akciğer komşuğuna gizlenmiş paratiroid adenomu
Paratiroid Adenomu
Bağırsak dalak anevrizması embolizasyonu
Embolizasyon
Dev dalak damar anevrizması kaplı stent ile tedavisi
Stent
Böbrek damarı anevrizmasının akım yönlendirici stent ile tedavisi
Stent
Dev Karaciğer Hemanjiom Mikrodalga Ablasyon
Ablasyon
Nefrostomi
Vakalar
Kanamış Beyin Anevrizmasının Koil ile Tedavisi
Embolizasyon
Kanamış Beyin Damar Yumağı (AVM) Embolizasyon Tedavisi
Embolizasyon
Beyin Toplar Damar Stentleme