Bronşiyal arter embolizasyonu, hemoptizi (kan tükürme) tedavisinde kullanılan etkili ve minimal invaziv bir girişimsel radyoloji yöntemidir. Bu işlemde, bronşiyal arterler içerisindeki patolojik damarlar embolizan materyallerle tıkanarak aktif kanama kontrol altına alınır ve yeniden kanama riski azaltılır.

Endikasyonlar arasında tüberküloz, bronşiektazi, akciğer tümörleri ve kronik inflamatuvar akciğer hastalıklarına bağlı hemoptiziler yer alır. Yöntem, cerrahiye göre daha düşük komplikasyon oranına sahip olup akut kanamalarda yaşam kurtarıcı bir seçenek olarak uygulanır. Uygun olgular detaylı anjiyografik inceleme ile belirlenir.

İşlem sırasında dijital subtraksiyon anjiyografi kullanılarak bronşiyal arterler görüntülenir, anormal vasküler dallar tanımlanır ve mikrokateter aracılığıyla embolizan ajanlar (partikül, koil veya yapışkan polimer) enjekte edilir. Hedef, kan akımını selektif biçimde durdurarak sağlıklı dokuların perfüzyonunu korumaktır.

Bronşiyal arter embolizasyonu sonrası hastalar yakın hemodinamik takip altına alınır. İşlem genellikle hızlı iyileşme sağlar, kanamanın tekrar etme oranını azaltır ve mortaliteyi düşürür. Deneyimli girişimsel radyoloji ekiplerince uygulandığında güvenli, etkili ve tekrarlanabilir bir tedavi yöntemi olarak kabul edilir.

Tanım – Bronşiyal arterlerden kaynaklanan şiddetli kanamaların (hemoptizi) durdurulması için uygulanan minimal invaziv bir prosedürdür. Arterin embolizasyon malzemeleriyle tıkanması sağlanır.
Endikasyonlar – Şiddetli veya tekrarlayan hemoptizi (kan tükürme)

– Bronşiektazi

– Akciğer enfeksiyonları (örn. tüberküloz, aspergilloz)

– Akciğer kanseri

– Pulmoner arter fistülleri

– İdiopatik (bilinmeyen nedenli) hemoptizi

Prosedür – Lokal anestezi altında genellikle kasık bölgesinden bir kateter yerleştirilir.

– Kateter floroskopi rehberliğinde bronşiyal arterlere ilerletilir.

– Kontrast madde kullanılarak hedef arterler görüntülenir.

– Kanamaya neden olan arter embolizasyon ajanları (örn. mikropartiküller, yapıştırıcılar, koil) ile tıkanır.

Avantajlar – Minimal invaziv bir yöntemdir.

– Genel anestezi gerektirmez.

– Hızlı iyileşme sağlar.

– Akut kanamanın etkin kontrolünü sağlar.

Riskler ve Komplikasyonlar – Göğüs ağrısı

– Ateş (geçici postembolizasyon sendromu)

– Bronşiyal iskemi veya nekroz (nadir)

– Yanlışlıkla sağlıklı damarların embolizasyonu

– Nadir olarak parapleji (omuriliğin etkilenmesi)

Başarı Oranı – İlk uygulamada genellikle %85-90 oranında başarı sağlanır.

– Tekrarlayan hemoptizi durumlarında ikinci bir embolizasyon gerekebilir.

Hazırlık – Hasta işlem öncesinde kan sulandırıcı ilaçlarını doktor kontrolünde bırakabilir.

– Prosedür öncesi açlık gerekebilir.

– Tıbbi geçmiş, kullanılan ilaçlar ve alerjiler doktorla paylaşılmalıdır.

İşlem Süresi – Genellikle 0.5-1 saat sürer.
İyileşme Süreci – İşlem sonrası hasta genellikle birkaç saat gözlem altında tutulur.

– Normal aktivitelere birkaç gün içinde dönülebilir.

Türkiye’nin Girişimsel Radyoloji ve Nöroradyoloji Doktoru

Prof. Dr. Özgür KILIÇKESMEZ

Girişimsel Radyoloji / Girişimsel Nöroradyoloji

Prof. Dr. Kılıçkesmez, Türk Radyoloji Yeterlilik Belgesi, Türk Girişimsel Radyoloji Yeterlilik Belgesi, Strok (inme) tedavisi sertifikasyonu ve Avrupa Girişimsel Radyoloji Boardu (EBIR) sahibidir. Akademik geçmişinde, 2008 yılında Siemens Radyoloji Birincilik Ödülü’nü kazanmıştır.
Özgeçmiş Ödüller Yorumlar

Yazı İçeriği

Bronşiyal Arter Embolizasyonu (BAE) Nedir?

Bronşiyal arter embolizasyonu (BAE), akciğerlerden kaynaklanan kanamaları (hemoptizi) durdurmak için uygulanan, girişimsel radyoloji alanına ait bir tedavi yöntemidir. Kabaca, akciğerde kanama yapan damarların özel maddelerle tıkanarak kanamanın kontrol altına alınması şeklinde tarif edilebilir.

Neden “bronşiyal” arter?

Akciğerlerimiz sadece “pulmoner” (akciğer ile ilgili) damarlardan değil, aynı zamanda “bronşiyal” adı verilen ve doğrudan ana atardamardan (aort) dallanan damarlardan da kanlanır. Çoğu zaman ciddi kanamalara sebep olan damarlar bu bronşiyal arterlerdir. Bu nedenle kanamayı engellemek için doğrudan bu damarların devre dışı bırakılması gerekir.

Embolizasyon nedir?

Embolizasyon, kanayan damarın içinden akışı sonlandırmak amacıyla “tıkaç” görevi görecek maddelerle kapatılması demektir. Bu tıkaçlar, örneğin ufak partiküller (küçük tanecikler), yapıştırıcılar, hatta minik metal spiraller (koiller) olabilir.

BAE’yi, eve giren suyu kesmek için muslukları kapatmaya benzetmek mümkündür. Eğer evin bir odasında patlak bir musluk varsa, boru içinden akış devam ettikçe su basacaktır. Oda içerisindeki hasarı azaltmanın yolu, musluğa ulaşarak su akışını kesmektir. Bronşiyal arter embolizasyonu da aynı mantıkla, “patlak” damarlara ulaşarak kan akışını durdurur.

BAE, çoğunlukla ciddi veya sık tekrarlayan akciğer kanamalarının kontrolü için tercih edilen bir yöntemdir. Hızlı müdahale ve yüksek başarı oranı nedeniyle birçok hastada “hayat kurtarıcı” rol oynar.

Bronşiyal Arter Embolizasyonu Hangi Durumlarda Önerilir?

Bazen kişiler, öksürükle gelen birkaç damla kandan korkuya kapılabilir. Ancak BAE genellikle fazla miktardaki (örneğin 24 saatte 200-300 mL’nin üzerinde) veya tekrarlayan akciğer kanamalarında uygulanır. Elbette, hekimler her hastayı değerlendirirken altta yatan nedenleri de göz önünde bulundurur.

Hayatı Tehdit Eden Hemoptizi (Masif Kanama)

Masif hemoptizi olarak da adlandırılan bu durum kısa süre içerisinde yüksek miktarda kanama olmasıdır. Kişi nefes almada güçlük çekebilir, hatta boğulma riskiyle karşı karşıya kalabilir. Bu tip vakalarda zaman çok kritiktir. Bronşiyal arter embolizasyonu, kanamayı hızlıca kontrol altına alma konusunda etkili bir yöntemdir.

Sık Tekrarlayan Kanamalar

Haftada birkaç kez, her seferinde belirgin miktarlarda kan geliyorsa bu durum kişinin yaşam kalitesini ciddi şekilde bozar. Ayrıca altta yatan hastalık ilerledikçe kanamaların şiddetlenme ihtimali vardır. BAE sayesinde bu tekrarlayan kanamalar büyük oranda durdurulabilir.

Kronik Hemoptizi

Bazı hastalarda, günden güne artan veya uzun zamandır süren düşük-orta şiddette kanamalar görülebilir. Tıbbi tedavilere rağmen kanama durdurulamıyorsa BAE bir çözüm yolu sunar.

Bronşektazi, Tüberküloz, Aspergilloz Gibi Hastalıklar

Bronşektazi: Bronşların sürekli genişlemesi ve iltihaplanmasıyla seyreden bu kronik hastalıkta, kanama sık rastlanan bir yakınmadır.

Tüberküloz (Verem) Geçirmiş veya Hâlâ Tedavi Gören Hastalar: Doku tahribatı ve damar anormallikleri sebebiyle kanamalar oluşabilir.

Aspergilloz: Mantar kaynaklı bu enfeksiyon, akciğerlerde kaviteler (boşluklar) oluşturarak damarlarda harabiyete yol açabilir.

Bu gibi durumlarda, BAE ile kanamayı sağlayan anormal damarlar tıkanabilir.

Akciğer Kanserine Bağlı Kanamalar

Kanser odaklı kanamalar bazen yalnızca cerrahi müdahaleyle durdurulamayacak kadar karmaşık olabilir. Kimi zaman da hasta cerrahiye uygun olmayabilir. Bu durumda BAE, palliatif (destekleyici) veya bazen kesin tedaviye yardımcı bir yaklaşım olarak kullanılır.

Kısacası bronşiyal arter embolizasyonu, hem hayatı tehdit eden akut durumlar hem de kişiyi uzun dönemde yıpratan kronik ya da tekrarlayan kanamalarda etkili bir seçenek olarak öne çıkar.

Bronşiyal Arter Embolizasyonu Nasıl Gerçekleştirilir?

Bu işlemin isminden de anlaşılacağı gibi, girişimsel radyoloji uzmanları tarafından uygulanır ve anjiyo (anjiyografi) adı verilen özel görüntüleme tekniği kullanılır. İşlem genellikle aşağıdaki adımlardan geçer:

Hazırlık Aşaması

Görüntüleme: İlk adım, akciğerlerin ve damar yapısının detaylı incelenmesidir. Bunun için çoğu zaman bilgisayarlı tomografi (BT) çekilir. Bu tetkik, kanamanın kaynağı hakkında bilgi sağlar.

Genel Sağlık Kontrolleri: Kişinin kan değerleri, pıhtılaşma faktörleri ve diğer sistemik durumları (örneğin kalp-damar sağlığı) değerlendirilir.

Bilgilendirme ve Onam: İşlemin nasıl yapılacağı, olası riskleri ve faydaları hastaya anlatılır. Yazılı onam alınır.

Damar Girişimi

Anjiyo Odası: Özel bir röntgen cihazının bulunduğu, görüntüleme ve girişimin bir arada yapıldığı alanda işlem gerçekleştirilir.

Kateterle İlerleme: Genellikle kasık (femoral) veya bilek (radial) atardamarından ince ve esnek bir tüp (kateter) ilerletilerek aorta (vücudun en büyük atardamarı) ulaşılır.

Seçici Kateterizasyon: Bu aşamada, hedef bölgede bulunan bronşiyal arterlerin ağzına kadar kateter yönlendirilir. Tıpkı labirent içinde hedef kapıya ulaşmaya benzer: Doğru yolu bulmak için özel kavisli kateterler kullanılır.

Anjiyografik Değerlendirme

Kontrast Madde Verilmesi: Özel bir kontrast (boya) enjekte edildiğinde, damar yapısı ekranda görünür hale gelir. Bu sayede, kanama odağı veya damar anomalileri (genişlemeler, sızıntılar, tümöre bağlı anormallikler vb.) tespit edilir.

Kanayan Damara Odaklanma: Anjiyografik görüntülerde eğer “tortuosite” (kıvrımlı yapı), “hipervaskülarite” (aşırı damarlanma), “ekstravazasyon” (damardan dışarı sızıntı) veya “anevrizma” (balonlaşma) görülürse, hekim bu bölgeyi hedefler.

Embolizasyon (Tıkama) İşlemi

Mikrokateter Kullanımı: Kanamayı gerçekleştiren damara tam olarak ulaşmak için daha ince bir kateter (mikrokateter) devreye girer. Hedef damara, milimetrik hassasiyetle yaklaşılır.

Embolik Maddelerin Uygulanması: Kanayan damarı kapatmak için farklı materyaller kullanılabilir:

  • PVA (Polivinil Alkol) Parçacıkları: Küçük süngerimsi taneciklerdir, kan akışını fiziksel olarak engeller.
  • Jelatin Sünger: Geçici tıkaç görevi görür; vücut zamanla bu malzemeyi emebilir.
  • N-Butil-2-Siyanoakrilat (NBCA): Kanla temas ettiğinde hızlıca sertleşen bir yapıştırıcıdır.
  • Metal Koiller: Damar içine bırakılan ufak spiral teller, orada kan pıhtısı oluşmasını tetikleyerek kanamayı durdurur.

Embolik Maddenin Verilmesi: Eş zamanlı röntgen kontrolü ile doğru bölge tespit edilerek, embolik madde verilir. Bu adeta bir tıpa gibi damarın içini bloke eder.

İşlemin Tamamlanması

Kontrol Anjiyografisi: Tıkama işleminden sonra yeniden kontrast madde verilerek kanamanın durup durmadığı kontrol edilir.

Kateterin Çıkarılması: İşlem tamamlanınca kateter geri çekilir ve giriş yeri (kasık veya bilek) kısa bir süre bastırılarak kanamayı önlemek amacıyla kapatılır.

Gözlem: Hasta genellikle 24 saat içinde gözlem altında tutulur. Bu süreçte ateş, ağrı gibi şikayetler yakından izlenir.

Bu adımların her biri titizlikle uygulanır. Çünkü buradaki amaç yalnızca kanamayı durdurmak değil, aynı zamanda vücudun diğer bölgelerine kan götüren hayati damarlara zarar vermemektir.

BAE Sonrası İyileşme Süreci Nasıldır?

BAE işlemi genel olarak güvenli kabul edilir ve açık ameliyatlara kıyasla çok daha kısa bir iyileşme süreci sunar. Ancak her tıbbi girişimde olduğu gibi, bazı önemli noktaları bilmek hastalar için yararlı olacaktır:

Erken Dönem (İlk 24-48 Saat)

Hastanede Gözlem: Kanamanın tekrarlayıp tekrarlamadığı, olası ağrı ya da ateş yükselmesinin meydana gelip gelmediği takip edilir.

Ağrı Yönetimi: Göğüs veya sırt ağrısı, özellikle işlemden hemen sonra ortaya çıkabilir. Bu ağrılar genelde hafif veya orta şiddettedir ve ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınır.

Ateş ve Yorgunluk: Vücut, işleme ve damarlardaki lokal irritasyona tepki olarak hafif bir ateş geliştirebilir. Bu genellikle geçici bir durumdur.

Orta Dönem (İlk 1-2 Hafta)

İlk Günlük Aktiviteler: Çoğu kişi birkaç gün içinde normal aktivitelerine dönmeye başlar. Ancak ağır egzersiz veya taşıma gerektiren işlerden kaçınılması önerilir.

Kontroller: Doktor genellikle bir hafta veya 10 gün sonra takip randevusu verir. Gerekirse akciğer görüntülemesi tekrarlanır.

Uzun Dönem

Hemoptizinin Tekrarlaması: BAE işlemi, anormal damarları tıkar; ancak altta yatan hastalık devam ediyorsa, aylar ya da yıllar sonra yeniden kanama oluşabilir. Tekrarlama oranları %10 ile %50 arasında değişebilir. Bu nedenle hekim kontrolleri ve gerekli ilaç tedavileri aksatılmamalıdır.

Yaşam Kalitesi: Sık kanama yaşayan hastalar için BAE, kaygıları ve fiziksel rahatsızlıkları büyük ölçüde azaltır. Hastalar, daha iyi nefes alabilmenin ve kanama korkusu olmadan yaşamanın rahatlığını hissederler.

Doktor Randevuları ve Tedavi Planı

Altta Yatan Hastalık Tedavisi: Örneğin bronşektazi ya da tüberküloz kaynaklı bir durum varsa, ilgili branş doktorlarıyla (göğüs hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları gibi) iş birliği sürdürülmelidir.

Koruyucu Öneriler: Sigara kullanımı varsa bırakılması, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme gibi önleyici tedbirler de önemlidir.

Ameliyat Seçenekleri: Kanama sebebi bir tümör veya ameliyat edilebilir bir lezyonsa, uzun vadede cerrahi tedavi de gündeme gelebilir. BAE bu hastaların ameliyat öncesi veya sonrası dönemde de kullanılabilen bir yöntemdir.

Bronşiyal Arter Embolizasyonunun Olası Riskleri Nelerdir?

BAE, ciddi kanamaları önlemede çok başarılı bir yöntem olsa da her tıbbi işlem gibi bazı riskler ve yan etkiler içerir. Neyse ki, bunların çoğu nadir görülür veya hafif düzeydedir.

Geçici Göğüs veya Sırt Ağrısı

İşlem sonrası sıkça rastlanan ve genellikle birkaç gün içinde gerileyen bir durumdur. Ağrı kesici ilaçlar ile kontrol altına alınabilir.

Ateş ve Yorgunluk (Post-Embolizasyon Sendromu)

Vücut, tıkama malzemesine ve küçük ölçekli doku harabiyetine tepki olarak ateş ve halsizlik yapabilir. Bu tablo çoğu kez birkaç gün içinde düzelir.

Yutma Güçlüğü (Dysfaji)

Bazı hastalarda geçici boğazda takılma veya yutma güçlüğü hissedilebilir. Bu genellikle yemek borusuna giden yan dalların da kısmen etkilenmesinden kaynaklanır. Çoğu zaman kalıcı değildir.

Hedef Dışı (Non-Target) Embolizasyon

Omurilik Arterlerinin Tutulması: En korkulan ancak çok nadir görülen komplikasyonlardan biridir. Bronşiyal arterlerin omurilik damarları ile bağlantılı olduğu durumlarda, bu damarlara yanlışlıkla embolik materyal kaçması felç riskine yol açabilir. İyi bir anjiyografik değerlendirme ve “süper-selektif” kateterizasyon bu riski en aza indirir.

Koroner Arterlerin Etkilenmesi: Çok sıra dışı bir durum olmasına rağmen, akciğer damarları ile kalbi besleyen koroner arterler arasında bağlantı (fistül) varsa, yanlışlıkla kalp damarlarına tıkanma maddesi kaçabilir. Bu tür anatomik varyasyonlar çok dikkatli değerlendirilir.

Tekrarlayan Kanama Riski

Altta Yatan Hastalık Faktörü: Özellikle kronik enfeksiyonlar veya ilerleyici tümör durumlarında, zamanla yeni anormal damarlar oluşabilir. Bu da kanamanın ileriki dönemlerde yeniden başlamasına neden olabilir.

Damar Rekanalizasyonu: Embolize edilen damarlar bazen yeniden açılabilir. Fakat bu olay sık görülmez; görüldüğünde ikinci bir embolizasyon veya farklı tedavi gerekebilir.

Bu riskler, gelişmiş teknoloji ve deneyimli uzmanlar sayesinde minimize edilir. İşlem öncesi hazırlıkların ve işlem sırasındaki titiz yaklaşımların asıl nedeni, bu nadir komplikasyonları önlemeye yöneliktir.

Bu Yöntem Diğer Tedavi Seçenekleriyle Nasıl Karşılaştırılır?

BAE, cerrahi ya da ilaç tedavisi gibi diğer seçeneklerle karşılaştırıldığında, birçok avantajı nedeniyle ön plana çıkar:

  • Daha Az İnvaziv: Büyük bir ameliyata göre, vücutta geniş kesiler yapılmaz. Kateterin girdiği küçük bir delik dışında iz kalmaz. İyileşme süresi kısadır.
  • Hızlı Sonuç: Masif hemoptizi gibi acil durumlarda BAE çoğunlukla kanamayı hızla keser, hayati riski önemli ölçüde azaltır.
  • Daha Az Yan Etki: Büyük cerrahi işlemlerdeki genel anestezi, kan kaybı ve enfeksiyon gibi riskler BAE’de çok daha düşüktür.
  • Cerrahiye Alternatif veya Köprü: Bazı hastalar akciğer ameliyatı için uygun olmayabilir (ileri yaş, ek hastalıklar). Bu kişilerde BAE hem nihai tedavi olabilir hem de ameliyat öncesi kanamanın kontrol altına alınması için kullanılabilir.

Elbette, altta yatan hastalığın tipine göre bazen cerrahi müdahale kaçınılmaz olabilir. Ancak günümüzde pek çok hekim, masif kanamalarda önce BAE ile aciliyetin giderilmesini, ardından gerekirse başka tedavilerin uygulanmasını tercih eder.

Bronşiyal arter embolizasyonu (BAE), akciğerlerden kaynaklanan, tehlikeli boyutlara ulaşabilen veya hastanın yaşam kalitesini düşüren kanamaları durdurmak için uygulanan etkin ve güvenli bir yöntemdir. Hem acil hem de kronik durumlarda büyük yarar sağlar.

Kişi, böyle bir işleme aday olduğunda ya da bu işleme yönlendirildiğinde, öncelikle uzman hekimler tarafından detaylı değerlendirme yapılır. Ardından, işlemin artıları ve eksileri, riskleri, beklenen iyileşme süreci ve alternatif tedavilerle ilgili bilgiler paylaşılır. Böylece hasta, bilinçli bir şekilde karar verebilir.

Günümüzde teknolojinin ilerlemesi, kullanılan embolik materyallerin çeşitlenmesi ve hekimlerin deneyiminin artması sayesinde BAE çok daha güvenli ve başarılı bir hale gelmiştir. Özellikle kalp, beyin ve omurilik gibi kritik bölgeleri besleyen damarlardan uzak durarak, sadece kanamadan sorumlu bölgeyi hedefleyebilmek, yöntemin başarısını artıran en önemli unsurdur. Bu nedenle akciğer kanamalarıyla mücadelede bronşiyal arter embolizasyonu, modern tıbbın sunduğu en güçlü silahlardan biri olarak kabul edilmektedir.

Bronşiyal Arter Embolizasyonu Yorumları

Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez'in yorumları için Google Maps ya da Doktortakvimi'ne göz atabilirsiniz.

Bronşiyal Arter Embolizasyonu Fiyatları Ne Kadar ?

Güncel Bronşiyal Arter Embolizasyonu fiyatları hakkında detaylı bilgi almak için doktorunuzla iletişime geçmeniz gerekmektedir.

Bronşiyal Arter Embolizasyonu Yapan Doktorlar & Hastaneler

Bronşiyal Arter Embolizasyonu Türkiye'de girişimsel radyoloji doktorları tarafından uygun alt yapıya sahip özel hastanelerde ve devlet hastanelerinde yapılmaktadır.

Sıkça sorulan sorular

Bronşiyal arter embolizasyonu; masif hemoptizi, bronşektazi, tüberküloz, akciğer tümörleri ve bazı kronik akciğer hastalıklarına bağlı gelişen ciddi kanamaların kontrol altına alınması amacıyla uygulanabilen girişimsel bir tedavi yöntemidir.
İşlem genellikle kasık veya el bileğindeki bir atardamardan ince kateterle gerçekleştirilir. Kanamaya neden olan damar görüntülenerek embolizan madde uygulanır. Çoğu hasta kısa gözlem süresinin ardından taburcu edilebilir.
İşlem öncesinde kan testleri, akciğer görüntülemeleri ve damar yapısını değerlendiren incelemeler yapılabilir. Kullanılan ilaçlar ve mevcut hastalıklar gözden geçirilerek işlem planı hastaya özel şekilde hazırlanır.
İşlem birçok hastada kanamayı başarılı şekilde kontrol altına alabilir. Ancak altta yatan hastalığın devam etmesi durumunda ilerleyen dönemde yeniden kanama gelişebileceğinden düzenli takip büyük önem taşır.
İşlem sonrasında hafif göğüs ağrısı, ateş veya girişim bölgesinde hassasiyet görülebilir. Nadir durumlarda damarla ilişkili komplikasyonlar gelişebileceğinden hastaların işlem sonrası önerilere dikkatle uyması gerekir.
Bronşiyal arter embolizasyonu açık ameliyat gerektirmeyen minimal invaziv bir yöntemdir. Daha kısa iyileşme süresi, daha düşük girişimsel travma ve acil kanama kontrolü sağlayabilmesi nedeniyle birçok hastada öncelikli seçenek olabilir.
Çoğu hasta işlemden sonraki birkaç gün içinde günlük aktivitelerine dönebilir. Ancak ağır fiziksel aktivitelerden belirli bir süre kaçınılması ve doktorun önerdiği kontrol programına uyulması iyileşme açısından önemlidir.
İleri derecede böbrek yetmezliği, kontrast madde alerjisi veya bazı damar yapısı sorunları bulunan hastalarda işlem öncesi ayrıntılı değerlendirme yapılmalıdır. Uygunluk kararı girişimsel radyoloji ekibi tarafından verilir.
Embolizasyon kanamayı kontrol etmeyi hedefler ancak altta yatan hastalığı tamamen ortadan kaldırmaz. Bu nedenle enfeksiyon, bronşektazi veya tümör gibi nedenlerin uygun şekilde tedavi edilmesi uzun dönem başarı için gereklidir.
Kontrol muayeneleri, kanamanın tekrar edip etmediğinin değerlendirilmesini ve altta yatan hastalığın seyrinin izlenmesini sağlar. Gerektiğinde ek görüntüleme ve tedavi planlaması yapılarak komplikasyon riski azaltılabilir.
Call Now Button